menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İşporta pazarı kuruldu batan geminin malları

7 0
23.05.2026

‘’Onlar ki verir laf ile dünyaya nizamat,

Bin türlü teseyyüp bulunur hanelerinde!’’

Liselerin edebiyat derslerinde okutulan ve kompozisyon ödevlerine konu olan bu Ziya Paşa beyitinin, ülkeyi saran bir hüzün dalgasında hatırlanması, “Hane” sahiplerine yönelen negatif değerlendirmelerden ziyade, onların, hayatlarına girmiş olmalarından dolayıdır.

Adliye koridorlarında kelepçeli resim veren gazeteciyle aynı yılları, aynı basın ortamlarında yaşayan ve icabında örnek gösterilerek iltifatlara mazhar olan büyük, küçük ve orta boy gazeteci ve yazar sıfatlı insanların tepki ve yorumları sosyal medya ortamına düştüğünde oluştu; Ziya Paşa beyitinin hatırlanması ve yine kandırılmışız ey halkım, duygularının paylaşılması.

Küçük fakat ünlü birinin ifadesi, lalettayin bir ihbar veznindedir.

“Ben de onun yüzünden sıkıntı çektim. Gitmiş bir iş adamından para istemiş, benim adımı vermiş. Cem’e senin hakkında yazdırırım, gibi ifadeler kullanmış.!”

Hukuk sisteminin elini kelepçelediği gazeteci arkadaşı üzerinden mağduriyetini bir TV programında anlattığında, gereğini nasıl yaptın, nereye müracaat ettin, benzeri sualler sorulmuş mudur, o ünlü yazar kişiye? Biz de bilmiyoruz.

Çekilen sıkıntının alanı, miktarı, sebebi bu değerlendirmeyi duyan hiçbir insanımızı doğrudan ilgilendirmese de, “Senin hakkında yazdırırım” ifadesi muhtevası dolayısıyla atlanıp geçilemez!

Birkaç kere yazdırdı mı veya teferruatlı yöneltirsek, kimin hakkında, neler yazdırdı şıkları da olur sorumuzun. Zira “Yazdırırım” bir güç gösterisi ise, öncesindeki varlığı da merak edilir.

Dahası, bir kere mi olmuş bu anlattığımız olay, sorusuna da muhatap edilmeliydi mağdur yorumcu. Adının verildiğini duyuran başka iş adamlarının olmaması, yokluklarına işaret değildir, şüphesi de hep kayıtlardadır.

Halbuki, gereğini yapanlar da varmış Türkiye Yüz yılının medya........

© Milli Gazete