menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ülke belleğinin sarstığı halk

5 0
sunday

Anamızdan doğduğumuzdan beri,

Bizi karşılayan ülke belleği, pek de hayır konuşmaz.

Ağıtlarla, geleceğimizi acıyla şekillendirirken,

Halkın psikolojisi, kesinlikle umurunda olmaz.

Altmışlı yıllarda geçen çocukluğumda annemin gözyaşları belki de ilk anımsadıklarımdır.

Menderes’in idam sehpasındaki fotoğrafını yıllarca sandığında sakladı.

Her açtığında o tahta sandığı, gözyaşları sel oldu.

Moda, giyim kuşam varken genç bir kadının, siyaset neden bu kadar umurunda olmakta idi ki.

O ağlarken babamın karşı savları makineli tüfek gibi evin içerisinde gözyaşlarını hedef alır; “Onlar da devleti iyi yönetselerdi, yolsuzluk yapmasalardı” diye CHP kanadından konuşur,

Genç annem, idam edilenlerin geçmeyen acısı ile sinirlenir, “Hırsızlık mı yaptılar, çaldılar mı” diye onları savunurdu.

Radyomuzdan haberler çok dikkatli takip edilirdi.

O yıllarda televizyon olmasa da radyodaki yurttan sesler koroları, tiyatro saatleri, konserler o kadar alaka uyandırmaz,

Lakin haber saatleri asla kaçırılmazdı.

Yaz akşamları bahçemizde hazırlanan annemin nefis yemekleri ile süslenen sofrada yine sessizlik hâkimdir; 19.00 ajansları asla kaçırılmaz, nefes almadan dinlenirdi.

Annem ve babam can kulağı ile dinlediklerinden, çocuklar ses çıkarmaz, ülkede yaşananlardan çok erken haberimiz olurdu.

İlkokula başlayıp okumayı sökünce bu kez eve gelen gazetelerin haber kısımları, köşe yazıları dikkatle okunur,........

© Milli Gazete