Taş devri insanları
Sevgili Peygamberimizin on yıllık Medine hayatında suç işleme oranı sıfır noktalara kadar inmişti.
İslam tarihinin Medine döneminde ahkâm ayetleri indiğinde toplum İslam ahlâkıyla donatılmış, Allah’a ve Resulüne itaat gönülleri süslemiş, en küçük bir suçun o güzellikleri kirleteceği endişesiyle yalana, yanlışa, harama, isyana, inkâra kapılar kapatılmıştı.
Suç ve cezalardan önce insanların fıtratını kirlerden imanla arındırma ve yanlışların doğrusunu yapma, haramın helalini işlemek, kötüye karşılık iyisini almak, batıla karşı hakkın yanında yer almak hayatın/yaşamın kendisi olmuş huy ve ahlâk haline getirilmiş.
İşte böyle bir ortamda suç işleme oranı sıfır nokta haline gelmiştir.
1200 yıl bu İslam adaleti, Yemen’den Viyana’ya kadar ülkelerde yaşayan insanların yüreklerinde adalet tohumlarıyla yeşermişler ve adalet kokusu temiz hava gibi, her eve ve her yüreğe engelsiz olarak girince savaşlara gerek kalmamış.
Son üç yüz yıl içinde İngiltere ve Avrupa’da suç işleyip kaçarak geldikleri Amerika’da devlet kurup kanunları kendilerini koyan çeteler bir araya gelerek devlet olmuşlar dünyanın düzenini kurup bütün servetlerin kendilerine akması için kanunları koymuşlar ve Birleşmiş Milletler aracılığıyla bütün dünyaya yön vermeye kalkmışlar.
Kızılderililer’i insandan saymadıklarından 25 milyonunu öldürmüşler ve hiçbir mahkemeye de çağrılmamışlar.
Başkan Trump dünkü lakırdılarından birinde, “Onları ait oldukları yere, Taş Devri’ne döndüreceğiz” derken manasını bilerek mi söyledi veya bilenler mi........
