menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tanıdığım ünsüzlerden yaşar usta

31 0
10.07.2026

Yaşar, Adanalıdır... 1968’de İstanbul’a gelmiş, bir daha gitmemiş. Adana’da iken babası kazanır, Yaşar dolanıverirmiş.

Babası cincilik yaparmış. Babasının okuma yazması olmadığından kâğıtlara anlamsız rastgele çizgiler çizer, hastalarının eline verirmiş.

Muhabbet tılsımları yaptığı gibi eşleri ayıran tılsımlar da yazarak geçimini temin edermiş.

Namazı niyazı olmayan bînamazın tekiymiş.

Haftada bir gün oğluyla beraber mezarlığa gider, bazı mezarlara, yazdığı muskaları gömermiş.

Hastalar geldiğinde “Sana tılsım yapmışlar. Filan mezarlığa gideceksin, filan yoldan gireceksin, filan servi ağacının dibindeki mezarın baş tarafını kazacaksın ve bana getireceksin, ben onun tılsımını bozacağım” dermiş.

Hasta, mezarlığa kadar gider, o tılsımı bulur, doğru cinciye gelir ve psikolojik hastalığından kurtulduğuna inanırmış.

“Gelen hastaların inanması için masasının üzerinde hareket eden cevizler vardı” diyor Yaşar usta.

Masanın üzerinde durmadan hareket eden cevizlerin, cinlerin geldiğinin işareti olduğunu söylermiş.

Hastaların hepsi yuvarlanan cevizleri görünce cinciye inançları daha da artarmış.

- Peki nasıl yapardı bunu, dediğimde…

- Bir kilo cevizi alır. Tam ortadan ikiye böler, cevizin içini afiyetle yer, içi boşalan ceviz kabuğunun içine evlerde bolca olan hamam böceğinden bir tane koyar ve ikiye ayrılan ceviz kabuklarını tutkalla........

© Milli Gazete