Zilleti tercih etmek
Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Türkiye’de yaşanan manevi tahribat ve ekonomik yıkımla ilgili çeşitli yorumlar yapılıyor. Bu manevi tahribatın ve ekonomik yıkımın sebepleri hakkında hakiki bir analiz yapılmıyor. Yapılan değerlendirmeler de hâlâ “modern cahiliyenin batıl ölçme ve değerlendirme kalıplarına” göre yapılıyor. Fındığı, buğdayı, gıda ve akaryakıt zamlarını, soygunları konuşuyoruz, ancak kendimizi konuşmuyoruz. Yaşanan zillet halini Kur’an ile konuşmuyoruz. Bu zillet halini Kur’an rehberliğinde konuşmadan, düzgün bir nefis muhasebesi yapmadan bir yere varamayız. Biz Müslüman bir topluluğun mensuplarıyız. İslam ümmetinin evlatlarıyız. Bu konuda Kur’an bilgisi şudur. Şura 30: “Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder.” Bir toplum, Allah ve peygamberlerinin emir ve telkin ettiği “hak ve adalet” ölçülerini, “helalleri” sahip oldukları düzenlerinin esası yaparlarsa kendilerini korumaya alırlar. Şayet toplum, batılın, ırkçı emperyalizmin teklif ve telkin ettiği “yanlış hak ölçülerini ve haramları” sahip oldukları düzenlerinin esası yapar ise, o takdirde korumasız kalırlar ve yıkıma açık hale gelir. Bu ayet bize bu gerçeği bildirmektedir. Başka bir ayette ise bu gerçek şu şekildedir. Rum 41: “İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu ki Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de (tuttukları kötü yoldan) dönerler.” Düzenlerini kötülükler üzerine kuranların istikbali olmaz. Nahl 45, 46: “Kötülük tuzakları (düzenleri) kuranlar, Allah'ın, kendilerini yere geçirmeyeceğinden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azabın gelmeyeceğinden veya onlar dönüp dolaşırlarken Allah'ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar (Allah'ı) aciz bırakacak değillerdir.” Allah’ı, mülkünde aciz bırakacak hiçbir güç yoktur.
Allah,........
