Uyandırma servisi
Sen bu yazıyı okurken ben çok uzaklarda değil, tam karşında oturuyor olacağım. İftar sonrası ise bir çay ısmarlarsan sevinirim. Öyledir. Öyledir. Yaşar Kutluay’ın, Siyonizm ve Türkiye kitabını okurken, onu kimin öldürdüğünü direkt kendisinden öğrenebilirsin mesela… Yahut Kan Tutar şiirini okurken, Adıyamanlı olduğunu öğrenebilirsin Süleyman Arif Emre’den… İslam deklarasyonunda geçen “Mehdi bizim tembelliğimizin adıdır” ifadesinden dolayı ayağa fırlayıp Aliya’ya sarılmak isteyebilirsin… Belki elini öpmek… Saygı göstermek… Her neyse de yani, karşındadır yazar...
Yazılan, okur ile yazar arasında bir bağ kurar. Kur’an-ı Kerim’i okurken, kalbimizi biri avucunun içerisine alıp sıkıyormuş gibi olmasının sebebi de budur. Allah ile konuşmak yorar. Mutlu eder, yorar. Üzer, yorar. Korkutur, yorar. Heyecanlandırır, yorar. Ümitlendirir, yorar. Endişelendirir, yorar. Çünkü yorulmanın bir sonucudur, varlık iddiası… Yorulmayan, yoktur. Çöptür. Kâinata ve içerisindeki her şeye zararlı bir pisliğe dönüşmesi işten bile değildir. Çünkü Rabbimiz var olmamızı ister. Yaradılıştan sahip olduğumuz ruhu ve donanımı idrak etmemizi ister. Hayata dönmemizi ister. Şeref ehli olmamızı ister. Hayvanların yanımızda daha kıymetli, hatırı sayılır kaldığı bir duruma gelmemizi değil…
Şu girizgâh dahi birilerinin uyandırılması gerekliliğini vurgulamak için kaleme alınmıştır… Farklı bakabilme antrenmanı gibi düşünülebilir.
Hasılı birileri uyku sırasında çok ölmüştür. Çok birileri… İlk insandan bu yana on insandan dokuzu uyuyarak ölmüştür. Şaka yapmıyorum. Mübalağa yapmıyorum. Kinaye yapmıyorum. İroni yapmıyorum. Direkt ilk anlamıyla söylüyorum. İnsanlığın %99’u hakkı hakikati idrak edemeden sıradan stabil hayatlar sürdürmüş ve ölmüştür. Uç bir iddia gibi gelebilir. Ama araştırabilirsiniz. Bizim hak hakikat anlayışımız İslam’dır. Çok basit birkaç örnek verecek olursak…
Müslüman olmayan herkes uyku halinde yaşamış ve ölmüştür. Cehennem ateşi ile uyanacaklardır. Ebedi olarak uykusuz kalacaklardır. Kaynak: Kur’an-ı Kerim’dir. Hadislerdir.
Müslümanların çok büyük çoğunluğu Kur’an-ı Kerim’i okumadan, idrak etmeden, cehalet içerisinde uyku halinde ölmüştür. Ahirette uyanacaklardır ancak akıbetlerini Allah bilir. Kaynak: Kur’an-ı Kerim’dir. Hadislerdir.
Müslümanların büyük çoğunluğu tarih boyunca birbirlerini öldürmekten çekinmemiştir. Bu konuda sadece bir hadis dahi tek başına yeterli olacaktır. O meşhur hadiste ölenin de, öldürenin de cehennemlik olduğunun altı çizilmektedir. Bu da yine büyük çoğunluğun uyuduğuna ve ahirette uyanacağına işarettir. Bu maddeler uzar. Gider. Konumuz sadece bu değil. İnsanlığın uyuduğuna ve uyanması gerekliliğine farklı açılardan da bakmamız gerekiyor.
Bazı uyandırma aparatları
1- Hümanizm haramdır. Biz yaratandan ötürü severiz yaratılanları… Doğrudur. Onların da yaratılanları yaratandan ötürü sevebilme ihtimaline karşın… Yani tüm taraflarda tam teslimiyet söz konusu olması gerekir. Yaratanı tanımayan hatta onun kaideleri ile savaşan insanları sevmek zorunda olmadığımız gibi, onlara karşı her branşta cihad etmek zorundayız. Bu yüzden Hümanizma haramdır.
2- Akademi Müslüman olmayan kişilerin, Müslümanlık kaygısı gütmeksizin oluşturduğu bir sistemdir. Katolik Hristiyanların baskısından bıkan usanan seküler sözde aydınların üniversitelere karşı ürettiği bir zırvalıktır akademiler normalde…. Sadece Hristiyanlık değil, tüm dinlere karşı kurulmuşlardır ve şu an ülkemizin eğitim sistemi bu zihniyet üzerine oluşturulmuştur. İlkokuldan profesörlük düzeyine kadar kâfirlerin eğitim sistemi ile kâfir gibi yetiştiriliyoruz.
3- Modernizm, kimliksizliktir. Karaktersizliktir. Müslüman olmama halidir. Modernizm ana ayak uydurmak demektir. Tüm yeniliklere her şekilde açık olmak demektir. Bu Kur’an-ı Kerim anlatısı ile tamamen zıt düşmek anlamına gelir. Modern olmak çok da havalı bir şey değildir. Günün sonunda cehennemin dibinde zebanilerle white chocolate mocha içmek de var mübarek…
4- Doğum günü, yılbaşı, Sevgililer Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, Öğretmenler Günü vs. spesifik özel günler ruh hastalığıdır. Sazan avıdır. İhanettir. Haramdır. Bir gün sevilebilecek anne-baba olur mu Allah aşkına?
Bir insan ölüme bir adım daha yaklaşmasını, konfeti ve yaş pasta ile mi kutlar? Sevgililer Günü, yılbaşı gibi alenen Allah’a isyan içeren sapkınlıkları söylemiyorum bile… Bu tarz günlerde; kapitalizm bol bol para, kullar bol bol günah kazanır.
5- Müslümanlar “Selamünaleyküm” diye selam verir. “Aleykümselam” şeklinde selam alırlar. Diğer selam türlerini kullananların ne idüğü belirsiz olduğu anlamı çıkar. Müslümanlar namaz kılarlar. Tesettürlüdürler.
6- Uluslararası tüm kurum ve kuruluşlar Siyonizm tarafından kurulmuştur ve Siyonizm’in menfaatlerine hizmet eder. İnsan hakları, Yahudilerin ve Hristiyanların bir kısmının haklarıdır. Kadın hakları, Yahudilerin ve Hristiyanların bir kısmının kadınlarının haklarıdır. Çocuk hakları, Yahudilerin ve Hristiyanların bir kısmının çocuklarının hakları anlamına gelmektedir. Yahudiler ve Hristiyanların bir kısmı diğer insanları insan olarak görmezler. Onları öldürmeyi ve kanlarını içmeyi gerekli görürler ve şu an dünyayı onlar yönetmektedirler.
7- Dünya üzerinde açlıktan ölen insanlar var. Dünya üzerinde donarak ölen insanlar var. Dünya üzerinde hastalıklardan ölen insanlar var. Dünya üzerinde kazalardan ölen insanlar var. Dünya üzerinde savaşlardan ölen insanlar var. Dünya üzerinde çeşitli sapkınlık, taciz, tecavüz ve haksızlıktan dolayı ölen insanlar var. Ölüm var.
8- Kendi sigara içen hocalar hariç, tüm hocalar artık net bir şekilde sigara haramdır fetvası vermektedir.
9- Çıplaklık, fitne, alkol, uyuşturucu vs. cümle ahlaksızlıklar, televizyonda olunca helal sayılmamaktadır. Televizyon dizilerinin büyük çoğunluğu haramdır. Televizyon programlarının büyük çoğunluğu haramdır. Televizyon haberlerinin büyük çoğunluğu taraflıdır, yalandır, haramdır. Televizyon reklamları dahi haramdır. Dolayısıyla televizyon; bulundurmak, izlemek, izletmek haramdır. Evinde televizyon bulunduran insanlar net uykudadır. Net…
10- Çocuk eğitimi, eş seçimi ile başlar. Ayyaş babanın ayyaş oğlu, mücahit babanın mücahit oğlu olur. İstisnalar kaideyi bozmaz tabii…
11- Harareti alan çay, içilen çay değildir. Akarsu olan çay anlamında kullanılan bir deyimdir.
Uyanmak ya da uyanmamak bütün mesele bu değildir. Asıl mesele Rabbin rızasıdır. Rabbimiz razı olursa tüm uyuyanlar uyanır. O razı olursa bir uyanığa dahi ihtiyaç duymaz, kendiliğinden uyanır cümle âlem… Rabbim, cümlemize uyanmayı nasip eylesin.
Not: Bu metin idrak kabiliyetini artırmak, farklı açılardan bakabilmek, uyanmak ve uyandırmak için kaleme alınmıştır. Bu yüzden konu bütünlüğü kaygısı taşınmamıştır. Aparatlar kısmında uzatabilecek çok daha fazla konu bulunmaktadır. Ancak gazete metni sınırlılıkları içerisinde kalmaya gayret edilmiştir. Allah’a emanet olunuz.
