Laf kalabalığı barındırmayan yazı
İnsanlar konuşmayı sever. Çok konuşmayı, herkes çok sever. Boş konuşmayı daha çok severler. Laf kalabalığı ifadesi tam da bu tarz durumlar için kullanılır. Hayata dair gerçek bir sözü olmayan insanların, çeşitli zamanlarda ve şekillerde tamamen amaçsız ve sonuçsuz bir şekilde saatlerce konuşabilme çabasına laf kalabalığı denir. Bu durum yazılar için de geçerlidir. Yazılarımızda olabildiğince önemli konuları, olabildiğince öz cümleler ile aktarmak mecburiyetindeyiz. Bu bağlamda bu yazımızda söylemde var olan ancak eylemde esamesi okunmayan kalabalıkları ele alacağız. Öz bir şekilde…
Konuşan çok da peki yetişen nesil var mı?
İrili ufaklı her beldede imamlar-müezzinler var. Kur’an kursu hocaları var. Her ilçede vaizler var. Murakıplar var. Müftülük personelleri var. Müftüler var. Can vatanımızın dört bir yanında Rabbimizin işlerini organize etmek için canla başla konuşan Diyanet İşleri Başkanlığımız var. Sonra ilahiyat ve İslami ilimler fakültelerimiz var. Oralarda görevli binlerce akademisyenimiz var. Binlerce idari personelimiz var. Oralardan mezun olan binlerce öğrencimiz var. Onlarda 7/24 yılın 365 günü hiç durmadan her konuda sürekli konuşuyorlar. Sonra dernek, vakıf, cemaat, cemiyet vs. sayısız sivil toplum örgütümüz var. Tüm illerde ve yurt dışında uzantıları var. Bünyelerinde görevli on binlerce davetçi Müslüman var. Onlarda konuşmak ihtisas yapmış........
