menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yollar, köprüler yapıldı ama “Yeni Türkiye”de varabildiğimiz yer Susurluk olmuş. Önce hukuk sistemimizi mi sorgulasak?

42 0
21.04.2026

Şanlıurfa’da evlatlarımız ağır yaralandıktan kısa süre sonra da Kahramanmaraş’ta vahşice katledildiler.

Daha önce benzerlerini Amerika’da ve bazı Avrupa ülkelerinde gördüğümüz okul baskınları ülkemize hiç ama hiç yakıştırılamıyordu.

Zira bizim evlat yetiştirme tarzımızdan böylesi bir sonuç çıkmazdı.

Ancak peş peşe yaşadığımız iki facia sonrası ülke olarak büyük sarsıntı geçirdik.

Tüm gözler Kahramanmaraş’a çevrilmişken Tunceli’den de devlet imkânlarıyla kurulmuş organize bir çete haberleri gelmeye başladı.

Evet, bir yandan el kadar evlatlarımız katledilirken diğer taraftan da 6 yıl önce katledilen bir başka evladımızın acısı tazeleniyordu.

Acı tazelenirken de ortalığa hukuki garabetler saçılıyordu.

Bugünkü konumuz ise 6 yıl önce tüm ülkeyi, “Gülistan Doku intihar etti” yalanına inandırıp bugün ise Gülistan’ın Susurluk vari bir çetenin el birliği ile katlettiğinin anlaşılması olacak.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta silah tutan eller çocuklardı ama Tunceli’deki vahşete üst düzey kamu görevlileri karışmış. Ellerinde ise devlet envanterinde olması gerek “İsrail yapımı Uzi” marka silah varmış.

“Uzi” marka silah ülkemizde üretilmediği için öyle anlaşılıyor ki, güvenlik güçlerinin bir operasyonunda ele geçirilmiş ancak envantere kaydedilmeyip kamu görevlilerinin çocuklarına oyuncak olarak verilmiş.

Elbette vahşetin boyutu başlı başına bir facia ama facianın daha da büyüğü bu cinayetin kamu gücüyle işlenip yine kamu gücüyle karartmaya çalışılması........

© Milli Gazete