Sorular dizi dizi, yakıyor içimizi!
AKP iktidarının 24 yıldır yürüttüğü dış politikaya bakıyoruz da aklımıza sorular geliyor. İçimizi yakan, yüreğimizi ağzımıza getiren sorular. Bazılarını açıklayalım mı?
* En başında İsrail ve ABD’nin planladığı ve şimdilerde sonuca yaklaşmakta olan Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlığını bilerek ve isteyerek mi üstlendiler?
* En başında ABD’nin İslam ülkelerine yönelik yapacağı silahlı müdahaleleri destekleme sözünü bilerek ve isteyerek mi verdiler?
* En başında İsrail’i koruyup destekleyeceklerine dair sözü bilerek ve isteyerek mi verdiler?
* İslam Birliği ve D-8 projelerini desteklemek yerine, bunları zihinlerden bile silme politikalarını onlara kim dikte ediyor?
* ABD’nin Afganistan katliamları esnasında, güvenlik güçlerimizi göndererek emniyetini sağlamayı, çoğu çocuk olmak üzere milyonlarca Müslüman’ı öldürüp, zenginlik kaynaklarını soymasına ses çıkarmamayı içlerine nasıl sindirdiler?
* ABD ve Batılı sömürgecilerin Irak’ı uyduruk bahanelerle yakıp yıkarak, çoğu çocuk ve kadın olmak üzere milyonlarca Müslüman’ı öldürme, tecavüz, işkence ve soygun yapma, askerlerimizi aşağılayıcı metotlarla tutuklama sürecinde onlara ikmal ve üs desteği verirken ne yaptıklarının farkında mıydılar?
* ABD ve Batılı sömürgecilerin Libya’yı parçalayıp katliam yapmasına, liderini şehit etmelerine; askeri, isyancılara mali ve üs desteğini bilerek ve isteyerek mi vermişlerdi?
* ABD ve Batılı sömürgecilerin Suriye’yi iç savaşa sürükleyip, İsrail istilasının önündeki engelleri kaldırma, Müslümanları katliam ve göçe zorlayarak hazır lokma haline getirme amaçlarına, bunların her türlü desteği verirken akılları başlarında mıydı?
* İsrail’in; Müslüman Filistin yurdunu boşaltıp üzerine konma amaçlı saldırı, katliam ve yıkımları sürecinde; onları “ticaret” kılıfı ile gerek hammadde gerek petrol gerekse gıda maddeleri ile destekleyip katilleri sadece dilleri ile kınama laflarından öte kıllarını kıpırdatmamayı nasıl içlerine sindiriyorlar?
* Bütün dünyayı şoka sokan “Epstein” faciası karşısında gerekli tepkileri göstermemeyi, içimizde adı ve yaptıkları ile bu dosyalarda kayıtlı olanlara karşı kıllarını kıpırdatmamayı nasıl içlerine sindirmektedirler?
* Müzakere masasını devirip kardeş ülke İran’ın en üst yöneticilerini ağır bombardımanla şehit eden İsrail ve ABD’yi; kınama, lanetleme, tepki gösterme yerine sadece “üzüntü” beyanları ve “taraflara itidal” tavsiyeleri ile yetinirken, bunları kendi iradelerini kullanarak mı yaptılar?
* İsrail ve ABD’nin pedofilik ve satanist yöneticilerinin İran’a karşı başlattıkları tecavüzü; 200’e yakın kız çocuğunu vahşice bombalarla yakarak, şeytani ritüellerine kurban ederek başlatmaları karşısında, arzı titretecek tepkiler yerine, “üzüntü ve başsağlığı” gibi nezaket sözleri ile geçiştirmelerini nasıl açıklıyorlar?
* 16 Aralık 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı "Kürecik ve İncirlik kapatılabilir mi?" sorusuna, şu cevabı vermişti: "Yeri geldiği zaman otururuz, bütün heyetlerimizle beraber kapatılması gerekiyorsa İncirlik'i de kapatırız, Kürecik'i de kapatırız.” Acaba yeri gelmedi mi kapatmanın, ne zaman yeri gelecek?
* Cumhurbaşkanı ve yetkililerin “Kürecik ve İncirlik bizim toprağımızdır, bizim üssümüzdür, bizim kontrolümüzdedir” benzeri açıklamaları; dünya savaşına girilmesi öncesi “Goeben ve Breslau savaş gemilerini biz satın aldık, bizim gemilerimizdir, bizim kontrolümüzdedir, adları da Yavuz ve Midilli oldu” yalanlarından sonra Rusya’yı bombardıman ederek Osmanlı’yı savaşa sokmaları gibi, bu üslerden İsrail ve ABD’ye destek verildiği ortaya çıkarsa durum nasıl açıklanacaktır?
* Türkiye gümrüklerinden geçirilerek harp araç ve gereçleri, silah, mühimmat, askeri patlayıcı maddeleri transit gönderilmesine neden izin verildi, bunlar ABD ve İsrail’e mi gönderilecek?
* Türkiye, Riyad’da savaşın sorumlusu olarak taraflardan yalnız İran’ı kınayan ama asıl sorumlu olan İsrail ve ABD’nin adı geçmeyen bildiriye neden imza koydu, bunun anlamı nedir?
* AKP iktidarı dış politikada bütün bu faciaları bilerek ve isteyerek mi yapmıştır, yapmaktadır? AKP’yi desteklemiş olan halkımızdan bazıları bu faciaları bilerek mi desteğe devam etmektedir?
Bunlar ve benzeri dizi dizi sorular yüreğimizi yakmaya devam etmektedir.
Düşmana sarıldın hep yar bilip,
Gördün, sana yar değilmiş o yar!
Fırsat bulunca tepene binip,
Seni felç eder, beynini oyar!
