menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erbakan Hoca'mız ve Çanakkale Savunması

29 0
02.03.2026

Çanakkale Zaferi’nin tarihimizdeki yeri çok önemlidir.

Vatan savunmasının yanında İslam’ın, Kur’an’ın, mukaddesatımızın ve özellikle Saltanat ve Hilafet’in savunmasıdır. Bütün bunların savunulması için Çanakkale son kaledir.

Öte yandan Çanakkale savunması çok yönlü özellikler taşımaktadır. Milletimizin ve Mehmetçik’in fedakârlığı, imkânların kısıtlılığı, dünya Müslümanlarının ilgi ve alakası, Hilal ile Haç’ın mücadelesi, Bedir ruhunun şahlanması gibi özellikler.

Erbakan Hoca’mızın Çanakkale savunmasına bakışı da tam bu şekildedir. O bugünkü yapılması gereken cihadı hep Çanakkale savunmasına benzetmiş ve o ruhu diriltmeye çalışmıştır. Denilebilir ki hocamız kendi liderliğinde yapılan çalışmaları adeta Çanakkale siperlerinde yapmıştır. Hep Çanakkale’yi savunur gibi benimsemiş ve benimsetmeye çalışmıştır.

Şu sözlerini duymayan yoktur:

“Bir insan, Alpaslan olup Malazgirt şahlanışını yaşamadan, Ulubatlı Hasan olup İstanbul surlarına bayrağı dikmeden, Sultan Fatih olup atını denize sürmeden, Kanuni olup şanlı ordularıyla Avrupa'nın içlerine yürümeden, Seyit Çavuş olup 250 kiloluk mermiyi ya Allah, diyerek namluya sürmeden, İstiklal Savaşı’nda Sakarya siperlerine girmeden, mücahit olup Kıbrıs Harekâtı’na katılmadan Milli Görüş nedir anlayamaz!”

Siyasi hayatı boyunca hep bu benzetmeleri yaparak Milli Görüşçüleri mücadeleye teşvik etmiştir.

Biz de bu ruhu benimseyerek peşinden gitmeye çalışmakla beraber, Çanakkale’de olanları hep merak ediyorduk. Bu merakımızı gidermek için o toprakları ziyaret edip olanları yerinde anlamalıydık. İşte 1998 yılının baharında ailece o mekânlara yaptığımız bir ziyaret hayatımızda bambaşka bir kapı açtı. Çanakkale şehitlerinin maneviyatı o kadar güçlü idi ki, şahsımızla ilgili büyük bir çekim sahası oluşuverdi. Artık Çanakkale ile yatar, Çanakkale ile kalkar olduk. Yeni bir ziyaret, bir daha, bir daha… Kütüphaneler, konunun uzmanları, internet siteleri, eski kitap ve doküman araştırmaları bizde adeta bir takıntı haline geldi.

Kısa süre sonra bir de........

© Milli Gazete