menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Amerikan gölgesi, NATO bölgesi

10 0
03.08.2026

Müslümanların bir ve beraber olmaları, “Yeni Bir Dünya’nın kurulması” yani dünyada barış ve istikrarın sağlanması açısından hayati öneme haiz olduğu artık herkesin kabul ettiği bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır.

Bu birlik gerçekleşirse herkes bilir ki, yer altı ve yer üstü zenginliği, ham madde ve enerji kaynaklarının en çoğu Müslümanların elinde olacaktır. Dünyanın atardamarı olan geçitler ve yollar Müslüman yurtlarında olup, kontrol altında bulunacaktır. Vahşi Batılı ve sömürgeci güçler, öyle istedikleri gibi terör estirip savaş çıkartıp, dünyayı kana bulayıp, soygun ve vurgun amacıyla kaba güç kullanmaya kalkışamayacaklardır. Oluşacak problemlerin masada barış yolu ile çözülmesi zaruri hale gelecektir.

Biz bunları ifade ettiğimizde hemen itirazlar yükselmektedir:

“Bu bir hayaldir. Batılı sömürgeciler dediğiniz devletler çalışmış, çabalamış, teknik üstünlük kurmuş, oturduğu yerden dünyayı yönetecek pozisyonlar elde etmiş. Hem Müslümanlar bir araya gelebilseler bile nerede teknoloji, nerede insan altyapısı, nerede sermaye? Hayal görmeyelim!”

İlk bakışta doğru gibi gözüken bu itirazlar bugün tam manasıyla çürümüştür. Yaklaşık 50 yıldır tam olarak dış dünyadan tecrit edilen ve ambargo altında tutulan bir İran, bu itirazları çürütüvermiştir. Devasa savaş araç gereçleri, teknoloji harikası olarak niteledikleri silahları, uzaydan yönetildiği ifade edilen kitle imha silahları, dünyanın bir noktasında yaprak kıpırdasa onu saniyeler içinde yok edebilecek düzenekleri ve istedikleri sahalara kurmuş oldukları “demir kubbeleri” ile İran’a çullandılar. Lakin Allah-u Teala’nın, “Kuvvet hazırlayın” emrine uymuş ve........

© Milli Gazete