Yahudi Tarihi, Suikast Kültürüne Dayalıdır!
Genelde toplumlar, liderlerini yitirdiklerinde dağılırlar. Çoğu medeniyet, kurucu liderin ölümüyle ya da öldürülmesiyle daha önce yaşadığı parlak günleri kaybetmiş ve yavaş yavaş gerilemeye başlamıştır. Daha sonra ise yıkılmıştır. Çoğu Batılı bilim adamı, liderin yokluğunun bir sona neden olduğunu düşünür ve bunu bir ilke olarak dillendirir. Oysa bu İslam ve Müslümanlar için geçerli değildir. Aksine İslam, Hz. Peygamber’in ahirete irtihalinden sonraki otuz yıl içinde yani dört halife döneminde liderin ya da komutanın vefatından daha hızlı bir şekilde yayılmıştır. Bu yazıda müşriklerin ve Yahudilerin “liderleri öldürerek fikirleri yok etme yöntemi” ile bu yöntem karşısında Hz. Peygamber’den itibaren pek çok liderini kaybeden Müslümanların daha da güçlenerek çıkışı ele alınacaktır.
Şehit Peygamber; Şehit Liderlik
Müslümanların ilk lideri ve komutanı olan Hz. Peygamber, pek çok kez suikasta uğramış ve öldürülmeye çalışılmıştır. Mekke’de başlayan suikast girişimleri Müslümanlar güçlendikçe artarak devam etmiştir. Uhud Savaşı’nda direk hedef alınmış, kaburga kemiği kırılmış ve dişi şehit düşmüştür. Hatta savaş sırasında Müşrikler, Hz. Peygamber’in yüzünü tanımadıkları için Musab b. Umeyr’i de o zannederek feci şekilde Musab’ı katlettiler.
Lideri ortadan kaldırma fikrindeki temel refleksleri, liderin yok olmasıyla grubun da dağılacağı ilkesiydi. Askeri olarak da yaygın bir kabule dayalı bu teknik, Müslümanlar için geçerli olmamıştır. Musab’ın şehit düşmesiyle müşrikler hep bir ağızdan, “Muhammed’i öldürdük” diye bağırınca bazı Müslümanlar umutsuzca savaşı bıraktı. Onları gören Enes b. Mâlik (ö. 93/711-12) şöyle bağırdı: “Kalkın ve peygamberiniz ne uğrunda çarpıştıysa siz de onun için savaşın! Ya Allah size zafer müyesser kılar ya da ona kavuşursunuz!” Bunun üzerine nazil olan ayette Müslümanlara genel bir ilke öğretilmiştir. Bu ilke liderlerin yitirilmesinin ya da şehit düşmesinin hareketin seyrini değiştirmemesi gerektiğidir. Liderin fikri sürdürülmeli ve kavgası diri tutulmalıdır: “Muhammed yalnızca bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçti. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geri [şirke ve zulme] dönecek misiniz? Kim........
