Yanlıştan dönülecek mi?
4-5 yıl öncesine kadar Türkiye’de mevcut olmayan yüksek kiralar meselesi, öyle bir içinden çıkılmaz hale geldi ki, yetkililer görmezden gelerek veya aksi iddialarda bulunarak geçiştiriyorlar. Bu nedenle basit tedbirlerle çözülebilecek olan bu mesele, giderek toplumsal bir vakıa ve soruna dönüştü. Bugün gelinen noktada ise maaşların yarısına yaklaştı, hatta çoğu kimse için yarısını bile aştı. Emekliler, asgari ücretliler için ise durum tam bir faciaya dönüşmüş durumda.
Benzer bir hal emekli maaşları konusunda da yaşanıyor. Meseleyi ciddiye almayarak, üç kuruş bayram ikramiyesini “sus payı” olarak verince emeklilerin razı geleceğini düşünerek, durum korkunç bir noktaya doğru gidiyor. Yaşlı başlı insanlar, ömürlerinin son demlerinde rahat bir yaşam sürmeleri gerekirken iş bulabilenler hayatta kalabilmek için çalışmak zorunda kalıyor, çalışma imkanı olmayanlar ise artık çoluk çocuğundan, oradan buradan gelen/gelecek yardımlarla hayata tutunmaya çalışıyor.
Halbuki, beğenilmeyen, kötülenen 90’larda bile emekli ikramiyesiyle ev ve araba alabilen insanlar, aylıklarıyla da iyi kötü hayatlarını idame ettirebiliyorlardı. Bugün gelinen nokta, bu açıdan açıkça bir fiyaskodur. İşin kötüsü, bu gidişat değişmediği........
