menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı/Yabancılaşma Sorunumuz

16 0
25.06.2026

“Batı”; bizim için sadece coğrafi anlamda bir konumu, yönü ifade etmiyor. Aynı zamanda, bir kültür ve medeniyet aidiyeti/kimliği ve batılın temsilcilerinden birisini ifade eden bir kavramdır da...

“BATI” YOLU batılda/gaflette, dalalette iseler; atalarımızın bile yolunda/izinde olmamız, yanlış ve yasakken; iki yüz yıldır “Batı”nın, “batıl” yanlış yoluna yönelerek/kendimize zulmederek zilleti hak etmedik mi? Yanlıştaki bu ısrarımız; vahye, akla ve acı tecrübelere rağmen sürüyor. Yüce Rabbimiz’in açık uyarılarına rağmen... (Fatiha/4, Araf/172-174, Enam/153, Yasin/6, 61, Tekvir/26)...” Nereye gidiyorsunuz? (Tekvir/26)

BATI’nın; ikiyüzlü, sahte, büyülü kavram, değer ve sistemlerinin gerçek yüzü, “Gazze” laboratuvarında, röntgeninde, meydanında görüldü. Görene; köre ne?

Hun Hakanı İşbara Han'ın, en zor bir dönemde, Çin İmparatoru Ka-o-tsu'ya gönderdiği mektubunda; "vergi ödeyeceğini, ancak Türk kimliğinden/dil, töre/kanun ve âdetlerinden vazgeçemeyeceğini" açıkça bildirerek "yabancılaşmayı" reddetmiş olduğu bilgisi nakledilir... (Anadolu’da Türk Mührü, Tahir Kutsi Makal)

İki yüz yıllık maceramıza dönüp baktığımızda görünen gerçek: ne kendimiz kaldık ne de başkası/Batılı olduk; bozulduk, şahsiyetsiz olduk... Kendi kimliğimize/köklerimize/yolumuza dönmekten başka çaremiz de yoktur...

İki yüz yıldır “Batıcılık” hastalıklarıyla yorgun ve zilletteyiz.

Batıcılık; Kur’an’da tek hak ve doğru yol olarak bildirilen İslam/tevhid karşıtı/batıl (yanlış, sapkın) bir yoldur... (Fatiha/6-7, Al-i İmran/19, En’am/153, Yasin/4, 61)

Yüce Rahman’ın yolu İslam’ın........

© Milli Gazete