menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öyleyse ben bir darbe yapayım

9 0
16.07.2026

Bir fıkra ile başlayalım: Bayburtlu bir kaç arkadaş, içlerinden birine bir şaka yaparlar. “Abi sen ileri görüşlü birisin, gelecekten haber veriyorsun, ne dersen çıkıyor. Sende bir keramet var?” derler.

Bununüzerine bizimki iyiden iyiye gaza gelir, işi ciddiye alır. Nihayet arkadaşlarına hak verir ve “Öyleyse ben bir hacca gideyim.” der.

Atlar, doğru İstanbul. Havaalanına gelir. Giriş kapısına yaklaşır kapı kendiliğinden açılır. Şaşırır ama yine de bunu kendinden sayar. Ne bilsin garibim otomotik kapı mı görmüş Bayburt'ta?

Derken uçakta, hostes hanım hoparlörden yapılan anonsa uygun el, kol hareketleriyle yolculara uyacakları kuralları hatırlatır. Bizimki bundan da kendine bir pay çıkarır.

Neyse Mescid-i Nebevi’ye varılır. Namaz-niyaz derken, şöyle bir sırtüstü uzanır, gözlerini tavana diker ve tefekküre dalar... Fakat o da ne? Mescidin tavanı kendiliğinden açılıyor!.. Keramet ehli olduğundan artık bir şüphesi kalmamıştır... ... Sözü şimdi seneyi devriyesi olan 15 Temmuz darbesine getirelim. Gerçi biz millet olarak alışığız darbelere. Yani sadece askeri boyutlular değil, ekonomik darbe, siyasal darbe, sosyal darbe... dedim ya biz her dem darbe yiyip duruyoruz...

Neyse, darbenin yapıldığı hemen ertesi gün yazdığım yazıda, ‘Şimdi bu darbeyi Fetullah Gülen mi yaptı?’ diye sormuş ve ‘Buna kargalar bile güler.’ diye de kendi cevabımı vermiştim.

Oysa başta Cumhurbaşkanı olmak üzere herkes adresi FETÖ diye gösterdi ve herkes bir güzel çullandı adamın üstüne. Neler olduğuna oda bir anlam verememişti herhalde. Admın feleği şaştı Allah-u........

© Milli Gazete