11 Maddede; ABD, (Siyonist+Haçlı İttifakı) tam anlamıyla mağlup oldu
Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) başını çektiği, İsrail ve İngiltere'nin destek verdiği Siyonist + Haçlı İttifakı, komşumuz İran'a yönelik 28 Şubat 2026 tarihinde başlattığı saldırıların sonunda tek kelime ile mağlup oldu, yenildi!
1) Rejimi değiştiremediler: ABD Başkanı Sarı Kovboy, özellikle bazı ekonomik zorluklardan dolayı İran'da başlatılan bazı gösteriler ve olaylardan sonra, İran halkına yönelik, "Yardıma hazırız, rejim değişecek ve yönetime el koyacaksınız..." gibi tuhaf mesajlar vermeye başladı! Ve 'nükleer müzakereler' Yahudi damadının nezaretinde devam ederken bir 28 Şubat'ta 'arkadan dolanarak' İran'a fiili saldırı başlattı. Masum çocuklar, öğrenciler, İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve bazı komutanlar ABD-İsrail bombardımanları sonucu katledildi. Ali Hamaney'in yerine yeni dini lider olarak oğlu Mücteba Hamaney seçildi. Rejim değişmedi.
2) Sarı Kovboy, "İranlılar gitsin, yönetimi devralsın!" dedi, kendisi havasını aldı.
3) Sarı Kovboy, "Teslim olacaklar, anlaşma yapmak için arıyorlar ama başka türlü anlaşma yapmayacağız!" dedi, dediklerinin tamamen yalan olduğu ortaya çıktı!
4) Sarı Kovboy, birkaç tane uçak gemisini ve en gelişmiş hava savunma sistemlerini Ortadoğu'ya gönderdi ancak İran'ın füze savunma saldırılarını engelleyemedi!
5) İran, Siyonist+Haçlı İttifakı'nın saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapattı. Sarı Kovboy, "Hürmüz Boğazı’nı artık biz kontrol edeceğiz!" dedi ama dediğini yapamadı! Petrol varil fiyatları bir anda fırladı, Kovboy ülkesinde zor durumda kaldı!
6) Sarı Kovboy, ABD'nin çok sayıda askeri üssü olan Basra Körfezi ülkelerini uçak gemilerine rağmen, savaş uçaklarına rağmen, denizaltılarına rağmen koruyamadı!
7) Soykırımcı Siyonist İsrail'in güvenliği yıllardan bu yana, neredeyse bir asırdır ABD'nin himayesinde. İngilizler, İsrail denen yapıyı kurduktan sonra ABD'nin kucağına bıraktı! Ancak son savaşta ABD, İsrail'i de koruyamadı! Soykırımcı İsrail bu savaşta büyük darbe aldı, İran'dan gönderilen füzeler sonucu Yahudiler İsrail'den kaçmaya devam etti.
8) Sarı Kovboy, "İran'a saldırılar, bir ay ya da daha fazla sürecek..." dedi. Ama iki hafta bile devam edemedi.
9) 12 gün savaşlarında sık sık ekrana çıkan terör organizasyonunun başında yer alan Netanyahu ortalıklarda görünmedi. Yahudiler, İran füzelerinden sonra İslam topraklarını terk ederken, Netanyahu'nun nerede olduğu, yaşayıp yaşamadığı anlaşılamadı. Sadece saldırıların başlangıcında CNN International'da çok kısa bir ekran görüntüsü verdi ama o da bir algı mıydı, bir mizansen ve kurgu muydu tam olarak anlaşılamadı!
10) Ve en önemlisi İran'a saldırıda en kritik hedef İran-Çin enerji hattına darbe vurmaktı. İran'ın petrol satışının yuan ile değil dolar ile yapılmasını sağlamaktı hedef, başaramadı!
11) Sarı Kovboy'un başından bu yana diline pelesenk ettiği ve İran'a saldırıya gerekçe olarak kullandığı 'nükleer silahların' akıbeti sonuçsuz kaldı! Trump'ın, "Eğer İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durduracak herhangi bir şey yaparsa, ABD tarafından şimdiye kadar gördüklerinden 20 kat daha sert vurulacaktır" ifadelerini kullanması, saldırıların odağında 'rejim ve yönetim' değil, 'petrol' olduğu netleşti!
Hülasa ve öz kelam; başta ABD, İsrail ve İngiltere olmak üzere Siyonist+Haçlı ittifakı, İran'a yönelik saldırılarında tam anlamıyla mağlup oldu!
NÜKLEER TAMAMEN BAHANE, PETROL AŞKI ŞAHANE!
ABD, Siyonizm + Haçlı İttifakı; Irak'a... Libya'ya... Suriye'ye... Venezuela'ya neden saldırdı?
Sarı Kovboy, "Kanada, bizim eyaletimiz olmalı!" demecini neden verdi?
Bu işgaller, saldırılar, müdahaleler, devlet başkanlarını yataktan kaçırmalar gerçekten de 'rejim'le mi ilişkili idi?
Yoksa başka 'saik'ler mi dominanttı!
Yoksa, yoksa bu işgaller, saldırılar, müdahaleler, devlet başkanlarını yataktan kaçırmaların perde arkasında, "tamamen duygusal" etmenler, etkenler mi vardı?
Lafı sağa sola çevirmeden direkt söyleyelim;
- ABD'nin başını çektiği bu işgallerin, saldırıların, müdahalelerin, devlet başkanlarını yataktan kaçırmaların altında yatan gerçek sebep; direkt petrol!
Sağlamasını da yapalım da üfürükten tayyare olmasın, sallamış olmayalım, masa başı attırmış olmayalım, felsefe yapmış olmayalım!
* Dünyadaki petrol rezervlerinin hangi ülkelerde olduğuna bakalım...
* Bu ülkelerin de an itibarı ile hangi ülkenin boyunduruğu altında olduğuna da bakalım...
Ve sözünü ettiğim "sağlama" da zaten böylelikle kendiliğinden ortaya çıkıyor! Buyursunlar;
* Dünyada en çok petrol rezervi (303 milyar varil) Venezuela'da var. Bu ülke an itibarı ile ABD'nin boyunduruğu altında!
* Dünyada ikinci en büyük petrol rezervi (267 milyar varil) Suudi Arabistan'da. Bu ülke de ABD'nin boyunduruğu altında!
* Dünyada üçüncü en büyük petrol rezervi (208,6 milyar varil) İran'da. ABD ve Haçlı İttifakı İran'ın yataklarına çökmek istedi ama başaramadı!
Diğer petrol olan ülkelere bakalım;
* Kanada (163 milyar varil). ABD, bu ülkeyi eyaleti yapmak istiyor. Bu ülke de ABD'nin boyunduruğu altında!
* Irak (145 milyar varil). Bu ülke de ABD'nin boyunduruğu altında!
* Birleşik Arap Emirlikleri (113 milyar varil). Bu ülke de ABD'nin boyunduruğu altında!
* Kuveyt (101,5 milyar varil). Bu ülke de ABD'nin boyunduruğu altında!
* Rusya (80 milyar varil). Şimdilik BAĞIMSIZ!
* ABD (74-83 milyar varil). Sömürgecinin bizatihi kendisi...
* Libya (48 milyar varil). Bu ülke de ABD'nin boyunduruğu altında!
Yani!.. Yanisi şu; nükleer, uyuşturucu ya da diğer gerekçeler tamamen bahane, petrol aşkı şahane!
Gördüğünüz gibi dünya üzerindeki önemli petrol rezervlerinin Rusya ve İran dışındaki tümü ABD boyunduruğu altında...
Şimdi çok daha iyi anlaşılmıyor mu; soykırımcı İsrail ve ABD'nin, İngiltere'nin İran'a neden saldırdığı...
Şimdi anlatabildik mi ABD'nin gerçek aşkını!
Bir kez daha tekrar edelim ki net olarak anlaşılsın ve de literatüre bu şekilde geçsin:
- Nükleer tamamen bahane, petrol aşkı şahane!
