Altın neyi fiyatlıyor?
Son altı ayda altın fiyatlarında yaşanan yükseliş ve ardından gelen sert düzeltme, ilk bakışta savaşlar ve faiz kararlarıyla açıklanabilir. Oysa piyasanın fiyatladığı çok daha büyük bir dönüşüm var. Altın bugün yalnızca bir emtia değil, küresel rezerv sisteminin geleceğine ilişkin beklentilerin aynası haline gelmiş durumda.
Yılın ilk aylarında tarihi zirvelere ulaşan altın fiyatları, daha sonra önemli bir geri çekilme yaşadı. Bu durum birçok yatırımcıyı şaşırttı. Çünkü jeopolitik riskler ortadan kalkmış değildi. Rusya-Ukrayna savaşı sürüyor, Orta Doğu'da gerilim devam ediyor ve ABD ile Çin arasındaki stratejik rekabet her geçen gün daha görünür hale geliyor. Buna rağmen fiyatların geri çekilmesi, altının artık yalnızca savaş haberleriyle hareket eden bir varlık olmadığını gösterdi.
Aslında son yükselişin arkasındaki en büyük güç merkez bankalarıydı. Son yıllarda birçok ülke rezerv kompozisyonunu yeniden şekillendirmeye başladı. Rusya'nın rezervlerine yönelik yaptırımlar, dondurulan varlıklar ve küresel sistemde artan siyasi riskler, ülkeleri rezerv güvenliği konusunda daha hassas hale getirdi. Bu süreçte altın, herhangi bir devletin yükümlülüğünü temsil etmeyen ve siyasi müdahalelerden etkilenmeyen bir rezerv varlığı olarak öne çıktı.
Bu dönüşümün boyutu sanıldığından daha büyük. Avrupa Merkez Bankası verilerine göre altın, önce euroyu geride bırakarak dünyanın ikinci büyük rezerv varlığı haline geldi. Ardından 2025 sonunda resmi rezervler içindeki payı yaklaşık '’ye yükselerek ABD Hazine tahvillerinin de önüne geçti. Bu, rezerv sisteminde onlarca yıldır görülmeyen ölçekte bir değişime işaret ediyor. Yirmi yıl önce merkez bankaları altın satıyordu. Bugün ise altın, resmi rezervlerin en hızlı büyüyen bileşenlerinden biri haline gelmiş durumda.
Bugün altının en büyük alıcıları yatırım fonları değil, devletlerdir. Merkez bankaları son üç yıldır yılda 1.000........
