menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Panik atak: Kalbin değil, korkunun alarmı

6 0
15.07.2026

Hiç durduk yere kalbinizin deli gibi çarptığı oldu mu? Nefesiniz yetmiyormuş gibi hissettiniz mi? “Galiba bana bir şey oluyor.” diye korkuyla etrafınıza baktığınız anlar yaşadınız mı?

İşte panik atak yaşayan insanların hikâyesi çoğu zaman böyle başlıyor.

Bir gün markette alışveriş yaparken, araba kullanırken ya da evde televizyon izlerken aniden kalbiniz hızla çarpmaya başlasa ne hissederdiniz? Nefesiniz daralsa, elleriniz titrese, başınız dönse ve birkaç dakika içinde öleceğinizi düşünseniz… Çoğu insan ilk anda kalp krizi geçirdiğini sanır. Oysa bazen yaşanan şey, bedenin verdiği gerçek bir zarar değil, zihnin yanlış yorumladığı güçlü bir alarmdır. İşte buna panik atak diyoruz.

Panik atak, beklenmedik bir anda ortaya çıkan yoğun korku nöbetidir. Kişi, kontrolünü kaybedeceğini, bayılacağını, delireceğini ya da öleceğini düşünebilir. Kalp çarpıntısı, nefes alamama hissi, göğüste sıkışma, baş dönmesi, terleme, titreme ve uyuşmalar gibi belirtiler o kadar güçlüdür ki birçok kişi soluğu acil serviste alır. Yapılan tetkikler normal çıktığında ise “Hiçbir şeyin yok.” cümlesini duyar. Oysa kişi gerçekten bir şey yaşamıştır. Yaşadığı şey fiziksel bir hastalık değil, yoğun bir kaygı döngüsüdür.

Panik atağın en zor tarafı, atağın kendisinden çok “Ya tekrar........

© Milat