Amerika ve İngiltere rekabeti
Mackinder, 1904'te şöyle demişti; "Doğu Avrupa'yı kontrol eden, Orta Bölge'yi kontrol eder; Orta Bölge'yi kontrol eden, Dünya Adası'nı kontrol eder; Dünya Adası'nı kontrol eden, dünyayı kontrol eder."
“Dünya adası" dediği yer, Avrupa, Asya ve Afrika'yı kapsayan bitişik kara kütlesiydi. Burası yeryüzündeki en büyük jeopolitik bölgedir. Nüfusunun yaklaşık 'ine, tarım arazilerinin büyük çoğunluğuna, sanayi kapasitesinin önemli bir bölümüne ve dünyanın en önemli enerji ve hammadde rezervlerine ev sahipliği yapmaktadır.
Avrasya tek başına küresel kara alanının yaklaşık 6'sını oluştururken, dünya nüfusunun yaklaşık p ila u'ine ev sahipliği yapmakta ve küresel GSYİH'nin `'ından fazlasını üretmektedir.
Zbigniew Brzezinski de 1997 yılında yazdığı “Büyük Satranç Tahtası” adlı kitabında Avrasya'yı, küresel güç ilişkilerinin geleceğinin belirlendiği "jeopolitik satranç tahtası" olarak tanımlamıştı.
Brzezinski açıkça, ilk gerçek küresel süper güç olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin temel stratejik hedefinin, Amerikan hegemonyasına meydan okuyabilecek baskın bir gücün veya güç bloğunun Avrasya'da ortaya çıkmasını engellemek olduğunu savundu.
Geçenlerde yazar Uwe Froschauer bu konuda çok güzel bir yazı kaleme aldı ve tam da bu noktada İran’ın önemine vurgu yaptı. İran malumunuz Avrasya'nın en önemli kavşak........
