Kalemin vicdanı: Duy, sor, sorgula, yayınla
Gazetecilik, dünyanın en eski ve en inatçı dikiş tutturma çabalarından biridir. İnsanlık var olduğundan beri "Ne oluyor?" sorusunu sordu, duyduklarını fısıltıdan çıkarıp meydana taşıdı, sorguladı ve sonunda yazdı, bastı, yayınladı.
Bugün ise bu dörtlü eylem —duy, sor, sorgula, yayınla— hiç olmadığı kadar kritik, bir o kadar da tehlikeli bir eşikte duruyor.
Bilginin okyanus dalgaları gibi üzerimize çarptığı, gürültünün hakikati boğduğu bir çağdayız. Herkesin yayıncı, her akıllı telefonun bir haber stüdyosu olduğu dijital bir ekosistemde yaşıyoruz. Fakat her sesin çıkması, gerçeğin duyulduğu anlamına gelmiyor. Aksine, bilgi kirliliği zihnimizi bir sis bulutu gibi sararken, asıl işi "duymak" olan........
