menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yoksa kayısıları mı beğenmediniz?

44 0
10.04.2026

Sahi, yoksa kayısıların o gün ışığı rengini, bal tadını, latif kokusunu mu beğenmediniz? Yoksa bulutun damarlarında süzülüp gelen yağmurun berraklığı mı hoşunuza gitmedi? Size lütfedilen o muazzam donanımı; parmağı, tırnağı, iç organları, gözü, kulağı ya da burnu mu kusurlu buldunuz?

Yoksa size emanet edilen aklı, bedeninizi, o bedenin her zerresine nüfuz eden ruhunuzu ve varlığınızı süsleyen derin duyguları mı beğenmediniz? Yaprağın yeşiline, çiçeklerin rengarenk cümbüşüne mi itirazınız var? Eğer öyle değilse, neden namaz kılmıyorsunuz?

Sanki size verilmiş bir söz vardı da tutulmadı mı? Namaz kılmayarak adeta sessiz bir protesto içindesiniz. Oysa nereye baksanız bir kusur göremiyorsunuz; nereye baksanız lüzumsuz tek bir şeye rastlayamıyorsunuz. Her şey ruhunuza, duygularınıza ve gözünüze hitap edecek bir mükemmellikteyken, bu ilgisizlik neden?

Görünen o ki, aslında bir şeyleri beğenmiyorsunuz... Ne kayısıyı, ne şeftaliyi, ne portakalı, ne o kristalize buzu, ne yağmuru, ne de bulutu... Konuşmayı, yürümeyi, oturup kalkmayı, hatta düşünmeyi dahi beğenmiyorsunuz ki kulluk vazifeniz olan namazdan uzak duruyorsunuz. Aslında namazsızlık, bir yönüyle derin bir memnuniyetsizliğin ifadesidir.

Peki, bizim Allah’tan ne alacağımız var ki memnuniyetsiz olalım? Hangi hakla gönül koyalım, naz yapalım ya da –hâşâ– küsüp O’ndan uzaklaşalım? Tam tersine; o kadar çok aldığımız, o kadar karşılıksız verilmiş nimet var ki...........

© Milat