menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Neyse"ler...

19 0
17.05.2026

"Neyse"; söylenmemiş sözlerin nüvesidir, çekirdeğidir. Bazen can simidi olur "neyse" demek. Haksızlığı hak edinmiş insanların karşısında, söylenecek söz zulmü artıracak ya da hakikati ve kelimeleri yoracak ise; bari kışı yaşamaktansa sonbahar olsun susmak... Boşadır konuşmak, "Neyse..."

Hakikat gürültüyü sevmez, "sus" der. Tahammül bitince sırtı sıvazlar, "sabret" der, "Neyse..." Kör olmayan, insafla görür ve işitir hakikati; ama ene başa bela olur, engel olur. Zalim, zulmünü beslemekle beslenir; hiç ona hakikat belletilir mi?

Ve anlatılamaz güzellikler için de "Neyse..." Deriz. Öyle güzel "Neyse..." Olur ki...

İşte insana "neyse" dedirten bazı ruh hâlleri:

Dört duvar, bir ihtiyar;

Hakaik-i imaniyenin neşri...

Şarktan sürgünle gelmiş;

Yılmamış, ürkmemiş, hakikati söylemiş.

Tahammül edemedi zındıklar;

Hayatı zindan ettiler, "Neyse..."

Adı Said ama ne Said...

Dilinde hak ve hakikat her zaman.

Verdiler defalarca zehir,

Ne dinleri vardı ne iman!

Ne cennet sevdası, ne cehennem korkusu;

Milletin imanının selameti derdindeydi Bediüzzaman.

Zalimlere hangi sözü söylesek,

Soğumaz bu yürek, "Neyse..."

Bilim ve felsefe getirdi şüpheler,

Bütün şüpheleri yok etti Nur'dan reçeteler...

Çılgına döndüler dinsiz........

© Milat