Yarını Düşünürken Bugünü Kaçırmak
Yaşadığımız çağı “Endişe Çağı” diye tanımlasam bilmem katılır mısınız?
İnsanımızın tasası, telaşı, tedirginliği bir türlü bitmiyor… Kaygı, kuşku, korku yakamızı bırakmıyor, ruhumuzu kemiriyor… Kriz, kaos, karamsarlık kâbus gibi üstümüze çöküyor…
Gerçekten ne oluyoruz?
En büyük merakımız; bu gidişatın sonu ne olacak? Fizikî sonuçlara takılı kaldık, sonsuzluktan kopuyoruz…
Evet, sonsuzluğa iman eden bizler, hangi sonuçları öncelikle dert edinmemiz gerekiyor?
Sanki ara sonuçlara fazla takılı kalıyoruz. Karne, diploma, kariyer, kâr, kazanç, sertifika, icazet, rütbe, terfi, statü, skor, takdir, liyakat nişanı vs.
Asıl odaklanmamız gereken sonucu unutuyoruz…
Bizi güzel sonuçlara taşıyacak sınavları vermeden, sorumlulukları kuşanmadan, seferi sürdürmeden, süreçleri tamamlamadan hiçbir ulvî hedefe ulaşamayacağımızın altını çizmek lazım…
Unutmayalım ki; “Her nefis kendi kazandığına karşılık rehindir.” (Müddessir, 38)
Dolayısıyla sonuç bir hakediştir… Kim neyi, ne kadar hak etti ise kıl kadar haksızlığa uğramaz büyük günde…
Herkes hayatının akışına baksın, gidişat neye işaret ediyor?
Sa’yü gayretimiz neye yönelik ise günün sonunda onu göreceğiz…
Gelin kesin sonucu Kadir-i Mutlak olan Allah’a........
