Kanka…
Geçmiş yıllarda bir grup genç arkadaş ile birlikte umredeyiz... Akşamları yatsıdan sonra kaldığımız otelin lobisinde bilinç sohbetlerimiz oluyor… Umrenin ruhunu ve şuurunu anlamaya yönelik... Malumunuz gençler ile umre daha bir heyecanlı ve anlamlı...
Bir akşam sohbetten önce Kâbe’den otele dönen doğulu genç bir kardeşimiz gergin bir haleti ruhiye ile o gün yaşadığı bir olayı anlattı ve bir soru sordu:
— Hocam bugün nafile bir umre yapmak için mikat mahalline gittim, ihrama girdim. Kâbe’de tavafımı yaptım, tavaf namazımı kıldım. Biraz dinlenip sa’y yapacaktım. O sıra Türkiye’den geldiği belli olan bir genç, o da ihramlı ve yakınımda bulunuyordu. İhramı çözülmüş, düzeltmeye çalışıyordu fakat zorlanıyordu. Döndü benden yardım istedi:
— Kanka şu ihramımı düzeltir misin?
— Tabii yardımcı oldum, fakat Kâbe’de böyle argo konuşması canımı sıkmıştı. Henüz ben argo hitabının sıkıntısı içinde iken kalkıp şunu demez mi?
— Kanka, dün kendim için umre yaptım, bugün de kız arkadaşım için umre yaptım demez mi? Sinirlerim iyice gerildi... Allah’ın evinde, üzerimizde ihram, Türkiyeli umreci genç, kız arkadaşı muhabbeti yapıyor ve oldukça rahat... Dondum kaldım bu saygısızlık karşısında... Doğrusu nasıl tepki vereceğimi de bilemedim, öfke ile yanından uzaklaştım, hâlâ........
