Teori Oxford Pratikler Anadolu
Modernite ile karşılaşmamızdan itibaren neredeyse hiç eskimeyen tartışmalardan birisi de alt başlıkları çoğaltılabilecek bir içeriğe sahip olan Modern Batı ile ilişkilerimizdir. Bu çerçevede Batı modernitesinin taklidi eleştirilirken, özgünlüğün nasıl sağlanacağı tartışmalara dahil edilmektedir. Özelde sosyal bilimler söz konusu olduğunda yerlilik tartışmaları bir boyutuyla bu noktaya tekabül etmektedir.
Modernite kendisini evrensel bir perspektif olarak sunmuştur. Bunun anlamı; Modernlik içerisinde geliştirilen teori ve yargıların tüm dünya için geçerli olduğunun varsayılmasıdır. Bu evrenselliğe bir de tüm insanlık tarihindeki geçerliliği de ilave ettiğimizde Postmodernlik tarafından “meta teori” olarak ifade edilen bir kavrama ulaşmaktayız. Fakat postmodernlik bu evrenselliğe itirazıyla öne çıkmaktadır.
Burada bizim problemimiz ise özelde sosyal bilimlerde Batı’da geliştirilen teoriler üzerine olacaktır. Bilindiği üzere Batı’da tabiat bilimlerini takip eden sosyal bilimler başından beri “euro-centric” bir karakter taşımıştır. Wallerstein ve arkadaşlarının sosyal bilimlere dair raporlamasında -ki Sosyal Bilimleri Açın isimli bir kitap olarak Türkçe’de yayımlanmıştır- üzerinde yoğunlukla durulan sorun budur.
Dolayısıyla sosyal........
