menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Medeniyetin Cevherleri

8 0
08.04.2026

Ağaçlar tomurcuklarını yemeye başladığında çiçek açar, bahar gelir mi? Kuşların yuvası bozulduğunda dallardan kuş sesleri yükselir mi? Bulutlar merhamet yağdırır mı çocuklar ölürken? Büyükler küçüklerin düşmanı kesildiğinde, kalemin yerini bombalar aldığında çocuk bahçeleri oyun bahçelerine dönüşebilir mi? Ağaçlar çiçekleri korkutmamalı. Uçaklar kuşları ürkütmemeli. Bulutlar çimenlere küsmemeli. Bombalar kalemlerin üstüne düşmemeli. Çocuk bahçeleri çocuk mezarlarına dönüşmemeli. İnsanlık insanın üzerine abanmamalı. Hayatın ritmini bozan her şey onun düşmanıdır. Mayası bozulduğunda ekmek de insan da kültür de kokar. Kokuşmuş kültürlerden medeniyet çıkmaz. Medeniyet gidince insanlık ölür, insan da onun altında kalır. Ne yazık ki kültürün, medeniyetin, insanlığın geldiği yer tam da burası. Ne yazık ki özünü yitirmiş bir insanlık insan soyunu tüketmek üzere ve bizler de onun şahidi olmanın bir adım ötesine geçemiyoruz.

Evet, elbette karamsar bir süreçten geçiyoruz ve elimizden bir şey gelmiyor. Ortağı değilse de kötülüğün hem de susan şahidi oluyoruz. Ancak karanlığın en zifir noktasında ortaya çıkmak için bekleyen bir aydınlık mutlaka vardır. Umudun tükendiği yer aynı zamanda belki de başladığı yerdir. Kim bilir belki insanlık da düştüğü yerden kalkar, elinden tutup kaldırır birileri. Çünkü gerçekten de dökülmeyi reddeden tomurcuklar, yuvasına sahip çıkan kuşlar var. Kalemin bombaları susturacağına, kırılan kalbin ve bozulan zihnin tamir edileceğine inanan insanlar var. Onlar, o insanlar, o insanlık savaşçıları kim bilir belki de şimdiden dünyanın bir yerinde sessizce başladılar iyilik yolculuklarına. Kim bilir belki de dünya bir taraftan bozguncuların saldırılarına maruz kalırken öteki taraftan onarmanın kaygısını taşıyan insanların taze nefesiyle dengeleniyor. Ki m bilir belki de kader dünyayı yakan ateşi söndürmek için ufuklardan yağmur........

© Milat