menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kurtarıcı beklerken kaçırılan hayat

15 0
13.08.2026

İslam dünyasının yüzyıllardır aşamadığı en büyük problemlerden biri, kendi sorunlarını çözme iradesini zayıflatıp kurtuluşu sürekli dışarıdan gelecek bir müdahaleye bağlamasıdır.

Bazen bir lider beklenir, bazen bir kahraman, bazen de bütün kötülükleri bir anda ortadan kaldıracak olağanüstü bir şahsiyet…

Bu beklentinin en güçlü biçimlerinden biri de Mehdi düşüncesidir.

Oysa burada birbirinden çok farklı iki şeyi birbirine karıştırmamak gerekir: Bir inanç meselesi olarak Mehdi düşüncesi başka, bu düşüncenin toplumsal sorumluluktan kaçmanın bahanesine dönüştürülmesi bambaşka bir şeydir.

Asıl tehlike de tam burada başlamaktadır.

“Nasıl olsa bir gün gelecek ve her şeyi düzeltecek” düşüncesi, insanın bugün yapması gerekenleri yarına ertelemesidir.

“Mehdi gelince düzelir.”

İlim ve teknoloji alanında geri mi kaldık?

“Onun döneminde her şey değişir.”

Toplumda ahlaki çözülme mi var?

“Zaten kıyamete yakın böyle olacak.”

Liyakat mi ayaklar altında?

“Bütün bunlar geçici…”

Böylece insan, kendi sorumluluğunu bir başka zamana, başka bir şahsa ve başka bir döneme havale ederek rahatlıyor.

Fakat Kur’an insanı böyle bir seyirciliğe çağırmıyor.

Kur’an, “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” buyuruyor.

Yine Rabbimiz, bir toplumun kendi durumunu değiştirmedikçe Allah’ın onların durumunu değiştirmeyeceğini bildiriyor.

Bu ayetler bize çok açık bir hakikat söylüyor:

Değişim beklenmez, değişim için çalışılır.

Toplumların kaderi, yalnızca temennilerle değil; irade, emek, ilim, adalet ve ahlakla şekillenir.

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de insanı edilgenliğe değil, çalışmaya ve sorumluluk almaya yönlendirmiştir.

Öyle ki kıyametin kopmak üzere olduğunu bilse bile insanın elindeki fidanı dikmesini öğütleyen anlayış, “Nasıl olsa her şey bitecek” diyerek elini eteğini çekmek değil; son ana kadar hayır üretmek anlayışıdır.

Bir kısmımız geleceği inşa etmek yerine geleceği beklemeye başladık.

Okullar kurmak yerine kurtarıcı bekledik.

Bilim üretmek yerine keramet bekledik.

Adalet........

© Milat