Kalbi İslâm’a açılanlar ve taşlaşan yürekler
“Allah kimin gönlünü İslâm’a açmışsa o, rabbinden gelen bir nur üzerinde değil midir? Allah’ı anma hususunda kalpleri katılaşmış olanların vay hâline! İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.” — Zümer 39/22
İnsan bazen aynı gökyüzünün altında yaşadığı hâlde farklı dünyaların insanı olur. Birinin kalbi secdeyle huzur bulurken, diğerinin yüreği hakikate karşı taş kesilir. Aynı ezan semaya yükselir; biri gözyaşıyla dinler, diğeri rahatsız olur. Aynı Kur’an okunur; biri dirilir, diğeri sıkılır. Çünkü mesele kulağın duyması değil, kalbin açılmasıdır.
Kur’an, insanlığın en büyük felaketlerinden birinin “kalp katılığı” olduğunu haber verir. Katılaşmış bir kalp artık nasihatten etkilenmez, ayetlerden ürpermez, ölümden ibret almaz. Günah karşısında titremez, zulüm karşısında sarsılmaz. Böyle bir kalp, yaşayan bir bedenin içindeki manevi bir mezardır.
Yüce Allah başka bir ayette şöyle buyurur:
“Sonra bunun ardından kalpleriniz katılaştı; artık taş gibi, hatta daha da katıdır.” — Bakara 2/74
Bugün insanlık teknolojide yükseldikçe merhamette çöküyor. Binalar büyüyor ama vicdanlar küçülüyor. Bilgi artıyor fakat hikmet azalıyor. İnsanlar ekranların ışığıyla aydınlandığını........
