Cehalet giderilmeden verilen din, insanı ıslah etmez; sapmaya da sürükleyebilir
Toplumumuzda sıkça rastladığımız acı bir gerçek vardır: İnsanların bir kısmı dini öğrenmeden dindar olmaya çalışıyor. Bilginin yerini ezber, hikmetin yerini taassup, ilmin yerini kulaktan dolma sözler alınca ortaya din adına öfke, ayrışma ve yanlış uygulamalar çıkıyor.
Bu yüzden şu söz üzerinde dikkatle düşünmek gerekir:
"Cahilin dindarlığı arttıkça sapması da artar. Cahile din vermeden önce cehaleti giderilmelidir."
Elbette burada kastedilen, dindarlığın kötü olduğu değildir. Kastedilen, cehaletle birleşmiş bir din anlayışının kişiyi ve toplumu yanlışlara sürükleyebilmesidir. Çünkü ilimsiz ibadet, pusulasız gemiye benzer; niyet güzel olsa bile rota yanlışsa varılacak liman hüsrandır.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"
Bu ayet, İslam'da ilmin ne kadar büyük bir değer taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır. Allah katında üstünlük, körü körüne taklitte değil; ilim, basiret ve bilinçtedir.
Bir başka ayette ise şöyle buyrulmaktadır:
"Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp; bunların hepsi ondan sorguya çekilecektir."
Ne........
