menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küreselleşmenin cenazesi kaldırılırken

11 0
09.06.2026

Siyasetçiler kürsülerden küreselleşmeyi insanlığın kaçınılmaz kaderi olarak anlatıyordu. Sınırların anlamını yitireceği, ticaretin savaşları sona erdireceği, sermayenin ve malların serbest dolaşımının dünyayı daha zengin ve daha barışçıl bir yer hâline getireceği söyleniyordu.

Berlin Duvarı yıkılmış, Sovyetler Birliği tarihe karışmış, liberal ekonomi zaferini ilan etmişti. Francis Fukuyama'nın meşhur ifadesiyle "tarihin sonu" gelmişti.

Ancak bugün geldiğimiz noktada başka bir cenaze törenine tanıklık ediyoruz.

Küreselleşmenin cenazesi kaldırılıyor.

Üstelik bu cenazeyi kaldıranlar, onu yıllarca dünyaya pazarlayanların ta kendisi.

Amerika Birleşik Devletleri, onlarca yıl boyunca serbest ticaretin bayraktarlığını yaptı. Dünya Ticaret Örgütü kuruldu, uluslararası ticaret anlaşmaları imzalandı, üretim maliyetlerini düşürmek için fabrikalar dünyanın dört bir yanına taşındı. Şirketler daha fazla kâr etti, tüketiciler daha ucuz ürünlere ulaştı.

Fakat küreselleşmenin görünmeyen bir faturası vardı.

Batı, üretimi dışarıya gönderirken yalnızca fabrikalarını değil, ekonomik üstünlüğünü de ihraç etti.

Bugün Çin'in yükselişi biraz da bu tercihin sonucudur.

Bir zamanlar ucuz iş gücü olarak görülen Çin, artık yapay zekâdan uzay teknolojilerine kadar birçok alanda Amerika'nın en büyük rakibi hâline geldi. Batı'nın kurduğu sistem, Batı'nın karşısına yeni bir süper........

© Milat