Mutabakat tiyatrosu
AB’nin Adalet Bakanımız AKIN GÜRLEK’e yönelik yaptırım kararı, doğal olarak büyük tepkiyle karşılandı. Çünkü İsrail on binlerce masum insanı katledip işgaller gerçekleştirirken, onlara mühimmat sağlayan ÜYE ÜLKELERİNE tek laf edemeyenlerin, Türkiye’ye demokrasi dersi vermeye çalışması TERBİYESİZLİKTEN de FAZLASINA tekabül ediyor. Bunun ise Türkiye’yi, bir şeylere ZORLADIKLARI ihtimalini fazlaca güçlendirdiği muhakkak. Sanırım bu aklı evveller İran Savaşının bittiğini, artık nefes alacaklarını, NOTA’yı da alet ederek, Türkiye ile beraber Rusya’yı vuracakları bir atmosferin hayali içindeler. Tabi Türkiye buna yanaşmayacağından Ankara’yı zorlamaya, yapabilirlerse de dışardan iktidarı değiştirmeye YELTENECEKLERİNİ buradan anlamak mümkün… Oysa kazın ayağı hiçte öyle sandıkları gibi değil. Öyle ki Türkiye birtakım “kifayetsiz muhterislere” boyun bükmeyeceği kadar, ne denge politikalarını terk edip durup dururken Rusya ile savaşa girecek bir ülke, ne de İran savaşı henüz istedikleri gibi sulh bulmuş bir mesele… Nasıl mı? Anlatayım…
İran, ABD ve İsrail üçgeninde, ilginç gelişmeler yaşanıyor SAHNEDE. Evet, İran ve ABD'nin Pakistan aracılığında 18 Haziran'da imzaladığı İslamabad Mutabakatı, Orta Doğu'da bir umut ışığı yaktı ilk etapta. Zira Hürmüz Boğazı'nın açılması gibi 14 maddelik........
