Prof.Dr. Fuat Sezgin’i Anmak mı anlamak mı?
30 Haziran 2018’de, 94 yaşında ahirete irtihal eden merhum Prof. Dr. Fuat Sezgin Hocamıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Uzun ömrünü daha da bereketli kılan tükenmek bilmeyen enerjisiyle, yorulma ve dinlenme tanımayan çalışma azmiyle ve daima geleceğe ümitle bakan geniş ufkuyla, dün olduğu gibi bugün de milletimize örnek olan bir şahsiyettir.
Vefat yıldönümü münasebetiyle geçen hafta rahmetle, dualarla ve minnetle anılan hocamızı acaba ne kadar tanıyoruz? Gerçekten yaptığı hizmeti anlıyor muyuz? Eğer anlıyorsak gereğini yapıyor muyuz?
Hocamızı sadece bilim tarihine hizmet eden, kıymetli eserler veren, çok ilginç bir müze kuran ve 27 dil bilen büyük bir âlim olarak görüyorsak, doğrudur. Fakat çok eksiktir. Onun bilim tarihine getirdiği bakış açısını ve İslam Bilim Tarihi’ni nasıl tanımladığını bilmeden onu asla anlamış olamayız.
Fuat Sezgin’in İslam Bilim Tarihi’ni nasıl tanımladığına bir bakalım. Hocamız medeniyetlerin birbirini takip ederek ve tamamlayarak bilimin geliştiğini söylemektedir. Bir zincirin halkaları gibi hepsinin çok önemli olduğunu ve bir halkanın eksikliği halinde bütün gelişmenin bozulacağını ifade ederek, kültür ve medeniyetlerin birbirinden etkilenmesini üç aşamada incelemektedir: Birincisi, alma (resepsiyon); ikincisi özümleme (asimilasyon);........
