menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üç kıtanın sırtında yükselen saltanat

13 0
20.07.2026

Tarih, yalnızca zaferlerin değil, aynı zamanda mazlumların kanları, gözyaşları ve alın terleriyle yazılmış acı sayfaların da adıdır. Bugün kendisini medeniyetin, insan haklarının ve özgürlüklerin temsilcisi olarak takdim eden Batı'nın yükseliş hikâyesi dikkatle incelendiğinde, bu yükselişin arkasında üç büyük kıtanın acıları, sömürülen servetleri ve dökülen kanları görülmektedir. Amerika, Avustralya ve Afrika... Bu üç kıta, modern Batı'nın ekonomik, siyasi ve askerî gücünün inşa edildiği en büyük sömürü coğrafyaları olmuştur.

Amerika: Soykırım Üzerine Kurulan Yeni Dünya

Amerika kıtasının keşfi olarak anlatılan süreç, gerçekte milyonlarca yerlinin hayatına mal olan büyük bir işgal hareketidir. Orası zaten biliniyordu. Ancak haçlı Siyonist çetesi, her zaman her yerde olduğu gibi bu kıtaları işgallerini dünya insanlarına “coğrafi keşif” olarak lanse etti. Yüzyıllar boyunca Kızılderili halklar sistematik biçimde katledilmiş, yaşadıkları topraklardan sürülmüş, açlık, savaş ve salgın hastalıklarla yok olmanın eşiğine getirilmiştir.

Tarihçiler, savaşların yanında çiçek hastalığı gibi salgınların da bizzat birer biyolojik silah olarak kullanıldığını delilleriyle ortaya koymaktadırlar. Bu sinsi kimyasal ve biyolojik silahlar, fiziki silahlardan çok etkin bir şekilde yerli nüfus üzerinde yıkıcı sonuçlar oluşturmuştur. Sonuçta milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, kadim medeniyetler tarihin sessiz sayfalarına gömülmüştür. Bugün Amerika Birleşik Devletleri'nin üzerinde yükseldiği toprakların büyük bölümü, bir zamanlar o kıtanın gerçek sahiplerine aitti.

Avustralya: Sessiz Bir Soykırım

Benzer bir trajedi Avustralya'da yaşandı. Aborjin halkı yalnızca topraklarından edilmedi; uzun yıllar boyunca insan yerine konulmayan, kültürü yok edilmeye çalışılan ve nüfusu her vesileyle yok edildi. Avusturalya’nın sonu da Amerika kıtasındaki yerli halklardan pek farklı olmadı. Bir milletin sadece insanları değil; dili, kültürü, hafızası ve geleceği de hedef alındı. Bugün birçok kişi Avustralya'nın doğal güzelliklerini konuşurken, o toprakların altında unutulmuş büyük bir insanlık dramı yatmaktadır.

Afrika: Bitmeyen Yağmanın Kıtası

Ancak Batı sömürgeciliğinin en ağır yükünü taşıyan kıta hiç şüphesiz Afrika olmuştur. Yüzyıllar boyunca milyonlarca Afrikalı ailelerinden koparıldı. Zincirlere vurularak okyanusları aşan köle gemilerine dolduruldu. Bunlardan açlık, havasızlık veya hastalık sebebiyle telef olanlar, balık yemi gibi okyanusların sularına bırakıldı. Geriye kalan insanlar köle pazarlarında birer meta gibi satıldı; aileler parçalandı, şehirler boşaltıldı, toplumların........

© Milat