Şairlerimiz Kudüs sevdasından vazgeçmiyor
Modern Türk Şiirinde Kudüs kitabında, şairlerimizin Kudüs için yazdıkları şiirleri bir araya getirildi. Neyzen Tevfik kitabı da Fabrik’ten çıktı.
İyi ki şairlerimiz var ve bu soylu sanatın gerçek temsilcileri, İsrail terör örgütüne karşı şiirleriyle amansızca savaşıyorlar. Bazen kelam kalemden, kalem ise silahtan daha güçlü olabiliyor. İsrail şimdiden sanata karşı yenildi. Bilhassa şiir vadisinde ağır bir hezimet, büyük bir mağlubiyet yaşıyor. Zira bütün Filistinlilerin, Gazzelilerin, Kudüslülerin masumiyetini ve haklılığını anlatan her beste, fotoğraf, şiir, yazı, karikatür veya kitap geleceğe tanık olacak ve İsrail, insanlık vicdanında ebediyete kadar mahkûm kalacaktır. Bu bakımdan bugünkü soykırıma şahitlik eden sanatçılara, çok büyük insani görevler düşüyor. Hadiseleri duymazlıktan, görmezlikten gelemezler. Sadece gözlerini değil kalplerini de açık tutmalı, duyarlı olmadırlılar. Yalnızca kulaklarıyla değil ruhlarıyla da yaşananları dinlemeli, derhal kayda geçmelidirler. Bu vazifesini yapmayan, İsrail’in katliamını gündemine almayan her sanatçı hem bugün hem de gelecekte mesul olacak, utançla anılacaktır. Çünkü görevini ihmal etmiş sayılacak, apaçık zulme göz yumduğu için suç ortağı sayılacaktır. Zira “Zulme rıza zulümdür.”
Bu şuurdan hareket eden Betül Ünlü Kocakoç, çok kıymetli bir esere imza attı: Modern Türk Şiirinde Kudüs. Fabrik Kitap tarafından neşredilen eser, edebiyatımızın yüz akı çalışmalarından. Kitap, son yarım yüzyılda Kudüs/Gazze merkezinde, genelde ise bütün Filistin topraklarında katil ve vahşi İsrail’in uyguladığı şiddetin aynası, muhasebesi ve fotoğrafıdır.
Yazar eserine şöyle başlıyor: “Şehirlerin bir özü, bir ruhu vardır. Her şehir içinde yaşayan toplumu etkiler, toplum da aynı şekilde şehri etkiler. Şehir ve insan arasında kaçınılmaz bir etkileşim söz konusudur. Bazı şehirler Allah tarafından mukaddes kılınmıştır. Sahip olduğu bu mukaddeslik dolayısıyla daha saygıdeğerdir; Mekke gibi, Medine gibi, Kudüs gibi.” Kocakoç, Kudüs’ü Mekke ve Medine’den ayıran özelliği ise şöyle izah ediyor: “Onun her üç semavi din ve pek çok peygambere ev sahipliği yapmış olması, üç dinin de kutsal mabetlerini, hatıralarını içinde bulundurmasıdır. Bu nedenle gerek dinî gerek coğrafi konumu dolayısıyla Kudüs, farklı çağlarda farklı devlet ve kişiler tarafından yönetilmiştir. En huzurlu ve adaletli günleri ise İslam hâkimiyeti altındayken yaşamıştır.”
Mukaddes şehrin tarih boyunca şahitlik ettiği, yaşadığı zorluklar, güzellikler ile acı ve sevinçlerin hem Arap şiirine hem de Türk şiirine konu olduğunu hatırlatan yazar, bu şiirlerin ortak temaının ‘hüzün’ olduğuna işaret ediyor. Betül Ünlü Kocakoç, eserin yazılış maksadını şöyle hülasa ediyor: “Bu çalışmanın amacı da Modern Türk şiirinde kaleme alınmış Kudüs şiirlerini tespit etmek, tarih, coğrafya ve medeniyet ekseninde, hangi tema veya kavram dahilinde yazıldıklarını açıklayabilmektir. Kudüs şiirlerini tarih, medeniyet, coğrafya eksenin de inceleyerek Kudüs’ün şiirlere yansıyan yüzünü görmek ve göstermek niyetindeyiz. Şiirler, Kudüs’ü bu anlama ve onu dert edinmede bir ayna gibi düşünülmüş, bu aynada bir yandan kadim şehir Kudüs’e bakmak hedeflenirken bir yandan da Türk şairlerin Kudüs hassasiyeti okunmaya çalışılmıştır.”
Önce bir yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu kıymetli çalışmanın kitaplaşması, çok isabetli ve yerinde olmuştur. Böylece günümüz şairlerinin bu konudaki tavrı toplu bir süzgeçten geçirilmiş bulunuyor. “Kudüs’ün Tarihî -Coğrafi Kimliği” kitaptaki ilk bölüm. Ardından “Modern Türk Şiirinde Tarih, Coğrafya ve Medeniyet Bilinci” kısmı geliyor. “Modern Türk Şiirinde Kudüs Duyarlılığı” ise ayrı ve üçüncü bir başlığı teşkil ediyor.
Eser, şairlerimizin Kudüs ve Filistin konusundaki portrelerini yansıtan bir boy aynası… Merhum üstad Sezai Karakoç’un Diriliş dergisinin ilk sayısında........
