menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Irak’ta Türkmen Edebiyatı Bereketi

10 0
sunday

Gönül coğrafyamızın mümtaz beldesi Irak’ta yaşayan Türkmen kardeşlerimizin Kerkük/Musul’daki Türk edebiyatını biliyor muyuz?

Geçenlerde büyük bir vakfımızın başkanıyla sohbet ederken şu gerçeğe işaret edildi: “Gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin siyasi ve ekonomik yönlerini biliyoruz ama sosyal, kültürel ve edebî taraflarından haberimiz yok. Hâlbuki gerçek buluşma ve birleşme için kültür sanat dünyalarına da vakıf olmalıyız.” Bu bir hakikat! Mesela şu isimlere bakalım: Abdülhakim Maruf Rejioğlu, Ali Marufoğlu, Ata Terzibaşı, Hamza Hamamcıoğlu, Haşim Kasım, Haşim Nahit Erbilî, İhsan Sıddık, İsmet Hürmüzlü, İzzettin Abdi, İzzettin Kerkük, Kahtan Hürmüzlü, Mahmut Seyit, Mehmet Hurşit, Mehmet İzzet Hattat, Mevlüt Taha, Molla Sabır, Mustafa Gökkaya, Nasih Bezirgan, Nefi Demirci, Nesrin Erbil, Sinan Sait, Şakir Sabır… Kuzey Irak’ta, bilhassa Kerkük ve Musul’da yaşamış ve eser vermiş olan bu yazarlarımızı, şairlerimizi, aydınlarımızı kaçımız biliyor, tanıyor ve eserlerini okuyoruz? İyi ki Kerküklü iki kültür sanat insanı bu meseleye ömürlerini hasrettiler. Bu sayede kısmen de olsa Kerkük ve Musul başta olmak üzere Iraktaki Türkmen edebiyatından biraz haberdar olabildik. Prof. Dr. Suphi Saatçi ve Kemal Beyatlı’dan bahsediyorum. Bu iki şair ve yazarımız, Irak’taki Türkmen edebiyatını, sanatını Türkiye’de gündeme getirmeselerdi açıkçası güney bölgemizdeki bu güzel yurtlardan bîhaber kalacaktık.

SİYASİ GÜÇ, KÜLTÜRLE BESLENMELİ

Şu anda Kerkük’te bir Türkmen Valisi var. Bu haberi alınca sevindik ama yeterli mi? Mesela bölgede kitap fuarlarının açılması için bir gayret gösterildi mi acaba? Kerkük’te ve İstanbul’da karşılıklı olarak “Türkmen Edebiyatı ve Sanatı Kitap Fuarları” açılamaz mı? Üniversitelerimiz, “Türkmen Edebiyatı, Sanatı ve Kültürü Sempozyumu”nu düzenlemek için daha neyi bekliyorlar? Ankara, İstanbul ve Kerkük’teki sivil toplum kuruluşları bu tür hayırlı işler için neden önayak olmuyorlar? Yıllar önce Suphi Saatçi Hocanın vesile olmasıyla Kerkük’te yaşayan genç edebiyatçılarımıza “Yazı Editörlük ve Medya” kursunu zum üzerinden vermiştim. Hayatımın en mutlu zamanlarından birini yaşamıştım inanın. Çünkü gönül coğrafyamızda yaşayan kardeşlerimle görüşüyor, sohbet ediyordum. Niçin bu tür kültürel faaliyetler çoğaltılmaz. Bu alanlarda geri kalmak hatadır.

TÜRKİYE MAZLUMLARIN UMUDU

Türkiye dünyada bütün mazlum toplulukların ümit beslediği, bel bağladığı büyük bir ülke, şükürler olsun. Elbette bu yardımlaşma ve iletişim öncelikle Kerkük, Doğu Türkistan, Kırım ve Kıbrıs gibi yaralı bölgelerle sağlanmalıdır. Kültürel alışverişte asla geç kalınmamalıdır. Siz dindaşlarınızın ve soydaşlarınızın nüfus olarak hâkim olduğu yerlere elinizi uzatmazsanız, emperyalist ülkeler ve bilhassa Siyonist şebeke oralara ulaşır ve aranıza ayrılık, nifak tohumları eker. Sonra da üzüntü duyarak, “Yahu bu kardeşlerimizle bugüne kadar biz niçin daha sık birlikte olmadık?” diye hayıflanır dururuz. Vakit gecikmeden, hemen Kerkük ve Musul şehirlerinde yaşayan dindaşlarımız ve soydaşlarımızda ‘azami irtibat’ kurmalı, sahip olduğumuz müşterek büyük medeniyetimizin oralarda da neşvü nema bulması için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz. Bu konuda hassas olduğunu bildiğim yetkililerimiz, inanıyorum ki bunları düşünmüş belki de projelendirmişlerdir. İnşallah hayırlısıyla tez elden uygulamaya geçilir.

Türkmenlerin çoğunlukta olduğu Kerkük deyince aklıma şirin ‘hoyrat’ları gelir. Bu türün en güçlü ürünleri orada seslendirilmiş, sonra da bütün Türk dünyasına yayılmıştır. Peki Kerkük ve Musul’daki Türkmen kardeşlerimiz, sadece düşündürücü ve kısacık hoyratlar mı yazar? Hayır! Edebiyatın diğer türlerinde de önemli çalışmalar yapılmıştır ve hâlen yapılmaktadır. Ancak biz bunlardan habersiz kalıyoruz. Zaten bu yazıdaki amacım da başucumda tuttuğum bu eserlerden bahsetmek, okuyucularımızın ve ilgililerin dikkatini........

© Milat