İlim, sanat ve kültürde zirveye doğru
Yaz aylarında olmamıza rağmen ilim, sanat ve kültürde çok güzel faaliyetler, toplantılar görülüyor. Bu olumlu gelişme sevindiriyor.
Geçmişte Mayıs ayı geldi mi neredeyse bütün kültür sanat faaliyetleri sona ererdi. Birçok vakıf, dernek ve ilgili kurumlar artık yeni sezonu yani Eylül-Ekim aylarını beklerdi. Hatta bazı vakıfları hatırlıyorum, Nisan ayı ile birlikte kepenkleri kapatır, yeni döneme kadar çalışmalarını sona erdirir “yaz uykusu”na yatarlardı. Şimdi Haziran ayının sonuna geldiğimiz bugünlerde bile maşallah faaliyetler artarda coşkuyla devam ediyor. Sergiler, anma toplantıları, paneller, konferanslar, sempozyumlar, ödül törenleri ve diğerleri… Artık yaz aylarında da bu tür çalışmalar aksamıyor. Yani senenin 12 ayı faaliyetler var artık. Şüphesiz doğrusu budur ve aynı hâl devam etmelidir. Şimdi sadece İstanbul’da son günlerde yapılan üç mühim programı hatırlatmak istiyorum. İnşallah bu cevvaliyet, faaliyet ve canlılık yurt sathında ve devamlı olur. Benim Milat’ta yazdığım “Kifayetsiz Muhteris” yazımda anlattığım gibi ‘Vehhabimeşrep’ bazı tipler, türbelere, mezarlıklara ve anma günlerine karşı olsalar da aziz milletimiz, dindar halkımız bu hayırlı faaliyetlerden asla geri durmamaktadır. Durmayacaktır da inşallah. Zira mümine yakışan vefadır. Yahya Kemal’in o muhteşem ifadesiyle “Biz ölülerimizle birlikte yaşıyoruz.” Bazı nadanlar, nasipsizler ve nankörler muhteşem mazilerini inkâr ededursun, biz bu aydınlık yolda yürüyemeye devam edeceğiz inşallah. Rabbim istikametimizi, iyi niyetimizi korusun.
88’İNCİ TOPLANTI MUHTEŞEMDİ
Okuyucularımız bilir. Bizim Eyüpsultan’da başlattığımız “Eyüpsultan’ın Ebedî Sakinleri” toplantıları, toplumda, bilhassa ilim, kültür ve sanat dünyasında büyük ilgi çekiyor, takdir görüyor. Şükürler olsun. Yeni Dünya Vakfı’nın Genel Merkezi’ndeki konferans salonunda gerçekleşen bu anma programlarının 88’ncisi geçen pazar günü yapıldı. Hakikaten olağanüstü güzellikteydi ve davetliler bu günü büyük bir heyecan ve coşkuyla tamamladılar. Düzenleyip takdim ettiğim “Vefatının 4.Yıldönümünde Gönül İnsanı Büyük Mutasavvıf Mahmud Ustaosmanoğlu” programında öncelikle merhum hocamızın Edirnekapı Sakızaağcı’ndaki kabrini ziyaret ettik. Büyük bir kalabalık vardı. Mahmud Hoca milletimiz tarafından çok seviliyor. Ben türbesinin boş kaldığını hiç görmedim. Her uğradığımda kalabalık görürüm. Mutlaka ziyaretçisi vardır. Ona bağlı olan da olmayan da çok sever ve ruhuna Fatiha yollar. Merhum Mehmed Şevket Eygi de sever, hürmet ederdi. Esasen münevverimiz bütün hak tarikatların büyüklerini sayardı. Tek ölçüsü “Ehl-i Sünnet” anlayışına bağlı olmaktı. Sapık yollarla elbette işi olmazdı. İsmailağa Camii İmamı Salih Topçu ve Muhiddin Ödemiş hocalarımız bize Hazret’in nurlu dünyasını anlattılar. Gönül dünyasından bahsettiler. Duymadıklarımızı duyduk, bilmediklerimizi öğrendik. Gönüllerde taht kurmanın kolay olmadığını bir kez daha idrak ettik. Ben de konuşmamda 15 Temmuz ihanetinde meydanlara inen ve vatan için canlarını feda etmekten çekinmeyen büyük bir kesimin Mahmud Efendi’nin talebeleri olduğunu söyledim. Prof. Dr. Abdullah Tümsek Hocamızın pazar günkü toplantı için söylediği şu söz mühimdi: “Bugüne kadar yapılan anma toplantılarının en güzeliydi.” Toplantı bitti ama katılımcılar ayrılamadı, ikinci bir toplantı yapıldı. Hatta üçüncü ve hususi bir toplantımız daha oldu. Gelenlerin hepsi çok memnun kaldı. Bütün katılımcılara Yeni Dünya Vakfı tarafından Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç’ın tasavvuf kitapları hediye edildi. Velhasıl hiçbir zaman unutulmayacak derecede güzel, anlamlı, bereketli ve feyizli bir günü yaşamak nasip oldu. Rabbimize hamdolsun.
Millî Eğitim Bakanlığı’mız çalışmaları, faaliyetleri ve hizmetleriyle halkımız tarafından alkışlanıyor, büyük takdir görüyor. Şüphesiz Millî Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’in gayreti, azmi, çalışkanlığı ve sempatik kişiliği toplumun dikkatini çekiyor. Bakanlık bünyesinde kurulan “Millî Eğitim Akademi”, olağanüstü bir düşünce mahsulü olarak eğitimine devam ediyor.........
