menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD ve İsrail İçin Sonun Başlangıcı

28 0
05.04.2026

Dünyanın baş belaları ABD ve İsrail için ‘sonun başlangıcı’ göründü. “Yenilmezlik efsaneleri” bitiyor, “dokunulmazlık”ları sona eriyor.

Biz Müslümanlar iman etmişiz ki “Küfür sürse de zulüm asla devam etmez. ABD’nin desteğiyle ve işbirliğiyle Gazze’yi kana bulayan soykırımcı Siyonist İsrail, bu sefer çuvallıyor. Sözde ‘dünyanın en büyük gücü kabul edilen’ ABD’nin himayesinde ve onunla birlikte İran’a saldıran İsrail’de insanlar her gün sığınaklara koşuyor. Müslümanların kutsal mabedi Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatan ruh hastası Netanyahu ve alçak ekibi, kaçacak delik arıyor. Şüphesiz hem Trump hem de Netanyahu büyük bir bunalım içinde. İçine girdikleri bataklıktan kurtulmaya çalışıyorlar. Bilhassa Trump her gün zırvalayarak, çelişkili konuşarak acizliğini gösteriyor. Kendi halklarından ve ordularından tepki büyük. ABD Efsanesi, tam anlamıyla sona eriyor. Bu bakımdan gördüğüm savaşın önemi büyük. Artık müttefikleri bile bu hormonlu, milyonlarca Kızılderili ve Zenci’nin katili ülkeye güvenmiyor. Avrupa ülkeleri eskiden olduğu gibi kayıtsız şartsız zulmüne ortak olmuyor. Dünyanın bu zehirli, baş belası ikilisinin topraklarında halklar isyan içinde. Şüphesiz bu yönüyle harbin hayra vesile olacağını düşünüyorum. Osmanlı’nın güzel tabiriyle “Bu kahırdan inşallah lütuf doğacaktır.” Başta İslam âlemi ve bütün hür dünya uyanışa geçiyor. Güvenilen ‘güçlü’ ülkenin kendisini bile koruyamadığını görüyorlar. Uçakları ve helikopterleri İran tarafından peş peşe düşürülüyor, pilotları kayıp! Şükürler olsun.

İSLAM BİRLİĞİ KURULACAK

Yüzyıllardan beri, başta İslam âlimleri olmak üzere bütün Müslümanların ortak rüyası ve hülyası olan ‘İttihad-ı İslam’, eninde sonunda kurulacak. Zira ABD’nin ipini elinde tutan İsrail terör örgütü, artık sadece Müslümanların değil bütün dünyanın hedefi hâline gelmiş bulunuyor. İslam ülkelerinin halkları, bu gerçeği çoktan gördü. Şimdi bir kısmı ‘ABD esareti’ altında olan yöneticilerinin görmesini bekliyoruz. Siyonizm’e biat eden kralların sonu pek yakın! Ya doğruyu bulup tasmalarını emperyalistlerin ellerinden kurtaracak veya yıkılıp gideceklerdir. Demokrasi rüzgârı, inanıyorum ki Arap ülkelerinde yakında esmeye başlayacak. Ve Müslüman halklar, kendi tercihleriyle ferasetli ve basiretli iyi yöneticileri başa getireceklerdir. 200’e yakın ülkeyi ve halklarını sürekli olarak tedirgin eden ABD-İsrail çirkefliğinden kurtuluş ancak bu birlik ve beraberlik ruhu ile sağlanabilecektir. Elbette İslam dünyası deyince başta Türkiye’yi ve ardından Türk dünyasını da kastediyorum. Selçuklu ve Osmanlı mirasını ve emanetini taşıyan Türkiye, bu muhteşem birliğin başında. Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Kazakistan bu paktın içinde olacak. Yani bir “Türk-İslam Paktı” kurulacak, bir an önce kurulmalıdır. Zira maalesef zalimlerin akıttıkları kan umumiyetle Müslüman Araplara ve Müslüman Türklere aittir. Farslar da bu hakikati görecek, asıl dostunu ve düşmanını doğru biçimde seçecektir.

Ölüm hakikati, insanoğlunun yaratılış gerçeğidir. Doğan, dünyaya gelen ve ömrünü tamamlayan insan, sonunda bir ahiret yolcusu. Çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık dönemleri artarda geliyor. Kaçınılmaz bir hâldir ‘ölüm’. Ancak mümin için ölüm bir ‘son’ değil, başlangıçtır. Dünya ise ahiret yurduna göç etmek için bir ‘bekleme salonu’ mesabesindedir. Ne mutlu biz Müslümanlara ki, sonsuzluğa yani ahirete inanıyoruz. Kısacık dünya hayatının ardından ebedî bir dünyamız var, hamdolsun. Buna ne kadar şükretsek azdır. İnanmayanlar ise bu saadetten mahrum. Allah onlara........

© Milat