İslâm’da ‘eşitlik’ kavramı- 3
Yüce dinimiz İslâm’da; bütün temel haklarda olduğu gibi kanun önünde de herkes ‘eşit’tir. Âyet-i kerimede buyuruldu ki: “Şüphesiz biz insanoğlunu mükerrem kıldık,” (İsra 70) Bu âyet-i kerimedeki “insanoğlu” ifadesi, bütün insanları kapsamaktadır. Dolayısıyla bütün canlılar âlemi içindeki en üstün ve en değerli varlık, bütün fertleriyle insan cinsidir.
Başka bir âyet-i kerime meali: “Ey iman edenler! Haktan yana olup vargücünüzle ve bütün işlerinizde adaleti gerçekleştirin! Allah için şâhitlik eden insanlar olun! Bu hükmünüz ve şâhitliğiniz, isterse bizzat kendiniz, anne-babanız ve yakın akrabalarınız aleyhinde olsun. İsterse onlar zengin veya fakir bulunsun. Çünkü Allah, her ikisine de sizden daha yakındır. Onun için, sakın nefsinizin arzusuna uyarak adaletten ayrılmayın! Eğer dilinizi eğip bükerek hakkı olduğu gibi söylemekten çekinir veya büsbütün şâhitlikten kaçarsanız, iyi bilin ki Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır!” (Nisa 135)
Görüldüğü gibi bu âyet-i kerimede; müslümanlara mutlaka adalet ve ‘eşitlik’ ilkesine riayet etmeleri emredilmektedir. Dolayısıyla kişinin bizzat kendi aleyhinde bile olsa, anne-babası aleyhinde bile olsa; karar verirken veya şâhitlik yaparken ayrımcılık yapmaması, hak ve adaletten asla ayrılmaması emredilmektedir. Bu insanî inkılabı bütün din ve ideolojiler arasında sadece İslam dini başarmıştır. Müslümanın bu üstün vasfı aynı zamanda........
© Milat
