menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Asfaltla yapılamayan yollar

18 0
yesterday

Bir yolun değeri, yalnızca vardığı yerde anlaşılmaz. O yol kapandığında geride bıraktığı boşluk da yolun gerçek kıymetini gösterir.

Hürmüz Boğazı’ndaki kırılganlık, petrolünü dünya pazarlarına ulaştırmak isteyen ülkelerin önündeki haritayı yeniden açtı. Bağdat da şimdi o haritaya yeniden bakıyor.

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, 8. Bağdat Diyaloğu’nda yaptığı açıklamada, ülkesinin petrol ihracatını önümüzdeki altı yıl içinde günlük 8 ila 10 milyon varile çıkarmayı hedeflediğini söyledi. Türkiye’deki Ceyhan Limanı üzerinden ihracatın artırılması, Suriye’deki Baniyas ve Ürdün’deki Akabe üzerinden yeni güzergâhların geliştirilmesi de bu planın parçaları arasında.

İlk bakışta konu petrol.

Daha dikkatli bakınca ise bir ülkenin geleceğini tek bir kapının kaderine bırakmama çabası görülüyor.

Petrolünüz olabilir. Kuyularınız çalışabilir. Üretiminiz artabilir. Fakat dünyaya açılan yollarınızdan biri kapandığında bütün hesabınız değişiyorsa, yerin altındaki servet aynı zamanda bir kırılganlıktır.

Irak’ın yaşadığı tam da bu.

Bağdat, Hürmüz’deki gelişmelerin kendi ekonomisi üzerindeki etkisini azaltmak için Ceyhan’ı büyütmek, Baniyas ve Akabe seçeneklerini geliştirmek istiyor. Üstelik bunların hepsi aynı olgunlukta projeler değil. Baniyas için mevcut Kerkük-Baniyas hattının yeniden kullanılmasından ziyade yeni bir altyapı kurulması gerektiği belirtiliyor; Reuters’ın aktardığı son plan, yaklaşık 15 milyar dolarlık yatırım ve dört yıllık bir inşa süresinden söz ediyor.

Yani ortada hazır yollar yok.

Yeni bir istikamet arayışı var.

İnsan hayatında da istikamet kelimesinin ayrı bir ağırlığı bulunur. Önümüzdeki yol kadar, neden o yola çıktığımız önemlidir. Yaşanan her sıkıntı insanı ileri taşımaz; kimi yaralar ders olur, kimi yaralar insanın zihninde tekrar tekrar açılır.

Eckhart Tolle’nin gereksiz zihinsel acı üzerine düşünceleriyle Alfred Adler’in insanın geçmişi tarafından bütünüyle belirlenemeyeceğine ilişkin yaklaşımı burada hatırlanabilir. İnsan yaşadıklarını değiştiremez; fakat yaşadıklarının bundan sonraki hayatını ne ölçüde belirleyeceği konusunda bir iradeye sahiptir.

Devletler için de benzer bir soru sorulabilir:

Geçmiş bizi açıklayabilir. Peki geleceğimizi de yönetmek zorunda mıdır?

Irak’ın geçmişini küçümsemek mümkün değil. Savaşlar, işgaller, terör, mezhep çatışmaları ve siyasi kırılmalar bu ülkenin........

© Milat