Yeşil Bina Yapmak Gerçekten Bu Kadar Zor mu?
Bir ev satın alırken neleri soruyoruz?
Kaç metrekare? Kaçıncı kat? Cephesi ne? Otoparkı var mı? Isınma sistemi nasıl? Aidatı ne kadar?
Peki kaçımız “Bu bina ne kadar enerji tüketiyor?” diye soruyoruz?
Belki de önümüzdeki yıllarda gayrimenkul sektöründe değişecek en önemli alışkanlıklardan biri bu olacak. Çünkü dünyada konut anlayışı artık yalnızca daha büyük, daha yeni veya daha gösterişli binalar yapmak üzerine kurulmuyor. Daha az enerji ve su tüketen, çevre üzerindeki etkisi azaltılmış ve içinde yaşayanlara daha sağlıklı koşullar sunan yapılar, yani yeşil binalar giderek daha fazla önem kazanıyor.
Yeşil bina denildiğinde çoğumuzun aklına çatısında güneş panelleri bulunan, balkonlarından bitkiler sarkan sıra dışı yapılar geliyor. Oysa konu bundan çok daha kapsamlı. Bir binanın çevreye duyarlı olması daha proje aşamasında başlıyor. Binanın araziye yerleşiminden güneş ışığından ne ölçüde yararlanacağına, ısı yalıtımından kullanılan camlara, aydınlatmadan ısıtma ve soğutma sistemlerine kadar pek çok karar binanın yıllarca tüketeceği enerji miktarını belirliyor.
Su tasarrufu sağlayan armatürler, yağmur suyunun değerlendirilmesi, enerji verimli cihazlar, doğru yalıtım, doğal ışığın daha fazla kullanılması ve uygun yapı malzemelerinin seçilmesi de sürdürülebilir bina anlayışının parçaları. Yani yeşil bina aslında tek bir teknoloji değil, bir bina yapma anlayışı.
Peki yeşil bina yapmak gerçekten çok mu zor?
Bence asıl sorulması gereken soru bu. Çünkü sürdürülebilir yapıların önündeki en büyük engellerden biri, bunların mutlaka çok pahalı ve karmaşık projeler olması gerektiği düşüncesi. Oysa birçok uygulama bina henüz tasarım aşamasındayken planlandığında çok daha kolay hayata geçirilebilir. Sonradan bir binanın enerji performansını........
