menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

UÇKURU SERBEST CHP’Lİ OLMAK

42 0
05.04.2026

Efendim bu Pazar, bir “hidayet-i siyaset” yazısı yazayım dedim. İçimdekini siz aziz kaarilerimle paylaşayım, Allah’ın bildiğini kuldan saklamanın bir anlamı yok.

Ve Erdal kardeşiniz, kalemi eline almış, "Ben artık CHP’liyim" diye feryat ediyor. Yahu Erdal, günaydın! Sen yarım asır "Nisa Suresi" diye titrerken, "Aman hanım Allah’ın emanetidir, sakın ha incitme" diye kendi nefsine prangalar vururken; bizim solun o "aydınlık" çocukları zaten çoktan "Güneşin Zaptı"na değil, otel odalarının zaptına çıkmışlardı.

O eski yoldaş, o 40 yıllık Erdal Şimşek nihayet kararını verdi: “Bundan böyle ben CHP’liyim!” demiş. Hayırlı olsun. Kırk yıl boyunca bir yudum su gibi kızlara yan gözle bakmadan, Nisa Suresi’ni ezberleyip “kadın Allah’ın emanetidir” diye titreyerek, dört nikah hayali kurup birinin hakkını bile veremeden ömür tüketmiş. Şimdi bakıyor ki, eski yoldaşlar cumhuriyetin asil partisinde kümelenmiş, hem de ne kümelenme! Uçkur serbest, vicdan tatilde, Allah korkusu emekli olmuş. Adam resmen “ben bu partiye üye olacağım, Ege’ye veya Akdeniz’e taşınacağım, belediye başkanlığı olmazsa meclis üyeliğiyle idare ederim” diyor. Çünkü orada ne haram var, ne günah, ne de “itaat et, rahat et” formülü. Sadece “ver, al” formülü var. Ver kadını, al kadroyu. Ver malafatı, al arabayı. Ver şakşağı, al makamı. Bravo yoldaş. Kırk yıllık devrimci ahlakını bir çırpıda çöpe atıp, “artık özgürüm” diye bağırıyorsun. Ama kusura bakma Erdal, sana küçük bir uyarı yapayım: O tarafa geçince özgür olacağını sanıyorsun ama aslında sadece “özgür, özel” şemsiyesinin altına sığınıyorsun. Ve o şemsiye o kadar delik ki, üstünden yağan rezillikler insanı değil, partiyi bile ıslatıyor.

BACIDAN YOLDAŞA, YOLDAŞTAN METRESE

Hatırlıyor musun o eski sol günleri? Kadınlar “bacı” idi. Yan gözle bakmak devrime ihanet sayılırdı. Aşk yasaktı, flört yasaktı, seks partneri olmak “burjuva sapkınlığı” idi. Sonra Kenan Evren geldi, başörtüsüne düşmanlık estirdi, siz de vicdanınıza yenilip başörtülü kızların yanında yer aldınız. Derken “Allah’ın emrine” uyup evlendiniz, çoluk çocuğa karıştınız. Eski yoldaşlar dalga geçti: “Hadi bakalım dörtlü dininize!” diye. Sen de “bir kadının hakkını vermek bile cennetlik olmak ister” diye ömür tükettin. Nisa Suresi’ni okuyup “emanet” diye tir tir titredin.

Şimdi ne oldu? O yoldaşlar CHP’de kümelenmiş, hem de ne kümelenme. Bir bakıyorsun, 70’ine merdiven dayamış belediye başkanları beldelerindeki hatunları “koleksiyon” yapmış. 18’den 35’e yaş skalası tutturmuşlar. Sen dört nikahı hayal ederken, onlar “dört sevgili belediye personeli dünya turu” paketi yapmış. Hem de belediye parasıyla. Bir tanesi 57 yaşında, evli, üç çocuk babası, Ankara’da lüks otel odasında 21 yaşındaki belediye personeliyle basılıyor. Belinde havlu, ikinci telefonu sevgilinin iç çamaşırında. Polis kapıyı çalınca “üzerimi değiştireyim” diyor. Değiştir tabii başkanım, değişmeyen tek şey uçkurun serbestliği.

Kadın kolları hemen devreye giriyor: “Başkanımızın arkasındayız, önündeyiz, sağında solundayız!” Kadın kolları başkanı “başkanımıza uzanan eller kırılsın” diye twit atıyor. Ulan kızım, uzanan eller değil, uzanan malafat! Ama siz “başkanımızın malafatının arkasındayız” demiyorsunuz açıkça, ama ima ediyorsunuz. Çünkü taban öyle istiyor. Taban hazır. Şakşak vur, malafat kaldır, şakşak sallat. Bu ne koyunluk, bu ne mal oluş Allah........

© Milat