menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Göz Göre Göre Bir Çöküş

7 0
20.04.2026

Kaç gündür şehir dışındayım. Yoğun ziyaretler, görüşmeler, bir şehirden diğerine uzanan temaslar. Ama nereye gidersem gideyim aklım hep Maraş’taydı, yaşananlardaydı. İnsanların içindeydim, kalabalıkların arasındaydım. Ama acılar insanı kalabalığın ortasında bile yalnız bırakıyor. O yalnızlık, gerçeği daha derinden hissettiriyor. Nereye gittiysem, hangi ortamda bulunduysam, konuşmaların merkezinde aynı ağır soru vardı. Suçlu kim? Dokuz çocuk. Bir öğretmen. Bir haber cümlesine sığmayacak kadar büyük bir acı. Herkes bir yere işaret ediyor. Kimisi şiddet içerikli dizilere. Kimisi anne babaya. Kimisi okula. Kimisi silaha. Kimisi ideolojiye. Hepsi kendi içinde bir karşılık buluyor gibi. Ama hiçbiri tek başına gerçeği anlatmıyor. Çünkü mesele bir tek neden meselesi değil, bir birikim meselesi. Suçlu kim? Anne mi? Sadece büyütmeyi yeterli sanan ama çocuğunun ruhuna gerçekten temas edip etmediğini sorgulamak zorunda olan anne mi? Suçlu kim? Baba mı? Geçim yükünü taşırken, evin en ağır emanetinin kendi evladı olduğunu ihmal eden baba mı? Suçlu kim? Öğretmen mi? Sınıfta onlarca çocuğun arasında bir ruhu anlamaya çalışan ama çoğu zaman yalnız bırakılan öğretmen mi? Suçlu kim? Okul mu? Sistemin yükünü taşıyan ama tek başına bırakılan kurum mu? Suçlu kim? İmam mı? Mahallede nasihat eden ama her eve, her çocuğa ulaşamayan imam mı? Suçlu kim? Mahalle mi? Birbirini tanıdığı halde giderek yabancılaşan sokaklar mı? Suçlu kim? Komşu mu? Görüp de susan, hissedip de karışmayan komşu mu? Suçlu kim? Medya mı? Şiddeti sıradanlaştıran, dili sertleştiren ekranlar mı? Suçlu kim? Sistem mi? İnsanı yarışa, yalnızlığa ve baskıya sıkıştıran yapı mı? Hepsi var. Ama hiçbiri tek başına yok. En zor gerçek burada. Parçaların hepsi doğru, ama toplamları bizi tek bir suçluya götürmüyor. Biz ise çoğu zaman kolay olanı yapıyoruz. Bir........

© Milat