menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gerekçelerin hakikati örttüğü yer

17 0
02.07.2026

İslam düşüncesinde önemli bir yere sahip olan, ancak zamanla farklı anlamlar yüklenen iki kavram üzerine yazmak istiyorum.

Aslında bu iki kavram, günlük hayatın içinde doğrudan esnafı, bakkalı ya da sokaktaki insanı ilgilendiren meseleler değildir. Daha çok bir düzeni yönetenlerin, kurumların, vakıfların, cemaatlerin ve karar verici konumda bulunan yapıların karşı karşıya kaldığı kavramlardır. Çünkü bu kavramlar, bireysel tercihlerden çok kurumsal kararların gerekçelerini şekillendirir.

Bu nedenle, özellikle İslami camialar açısından bu iki kavramı yeniden konuşmaya ve yeniden anlamaya ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Doğru anlaşıldıklarında hakikati koruyan ilkeler hâline gelirler; yanlış kullanıldıklarında ise hakikatin üzerini örten en güçlü gerekçelere dönüşebilirler.

Maslahat. Hikmet. Biri korumayı esas alır. Diğeri yön vermeyi.

Koruma iddiası, zaman zaman hakikatin üzerini örtebilir.

Yön verme iddiası ise doğru kullanılmadığında hakikatin yerini almaya başlayabilir.

Maslahat, faydayı gözetir.

Zararı azaltmayı amaçlar.

Bu yönüyle zaruridir.

Ancak mesele burada bitmez.

Çünkü düzeni koruma isteği, zamanla düzenin kendisinden daha değerli hâle gelirse, orada artık düzen değil; korunmaya çalışılan bir alışkanlık vardır.

Alışkanlık, fark edilmeden düşüncenin yerini alır.

Düşünce zayıfladığında gerekçeler güçlenir.

Gerekçeler çoğaldığında ise hakikat geri çekilmeye başlar.

Maslahat tam da bu eşikte sınanır.

Bir araç olarak mı kalacaktır, yoksa bir amaca mı dönüşecektir?

Araç olarak kaldığında düzen kurar.

Ama amaç hâline geldiğinde sınır tanımaz.

Bu yüzden maslahat sadece bir fayda hesabı........

© Milat