Çalınan Sadece Para Değildi
Haberi gördüğüm an dilimden tek bir söz döküldü.
Bu, bir hayal kırıklığının sesiydi.
Çünkü o an aklıma ilk gelen para olmadı.
Aklıma zekâtını emanet eden yaşlı amca geldi.
Üç kuruş harçlığından artırıp, "Bir ihtiyaç sahibine ulaştırın." diyen öğrenci geldi.
Bir yetimin yüzü gülsün diye bağış yapan anne geldi.
Sonra kendi kendime sordum.
Şimdi bu insanlar yeniden nasıl güvenecek?
İşte üzerinde durmamız gereken asıl soru budur.
Kaç gündür kamuoyunda AHBAP Derneği hakkında yürüyen soruşturma ve ortaya atılan iddialar konuşuluyor. Hukuki süreç devam ediyor ve nihai değerlendirmeyi elbette mahkemeler yapacaktır. Suç varsa cezası da hukuk önünde karşılığını bulacaktır.
Fakat geride bıraktığı tahribat kolay kolay onarılmaz.
Çünkü asıl çalınan para değil.
Yardım faaliyetleri yalnızca parayla yürümez.
Bir insan bağış yaparken sadece cebinden para vermez.
Kalbini de emanet eder.
"Bunu ihtiyaç sahibine ulaştır." der.
İşte bu yüzden emanete ihanet edildiğinde sadece kasalar boşalmaz.
Kalplerde de derin yaralar açılır.
Bir toplumun en büyük sermayesi güvendir.
Güven sarsıldığında yalnızca kurumlar değil, yardımlaşma kültürü de yara alır.
Aslında bu ilk kez yaşanmıyor.
Geçmişte de farklı dönemlerde insanların emanetini istismar eden olaylar yaşandı.
1990'lı yıllarda Türk Hava Kurumu'nun........
