menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gazete Kokulu Sabahlar

16 0
24.03.2026

Basılı gazetelerin tirajlarının zirvede olduğu yıllardı… Bugünün dijital hızına alışmış okura belki uzak gelebilir ama o dönem gazeteler, halkın haber alma özgürlüğünün en güçlü dayanaklarından biriydi. Sadece bilgi vermez, aynı zamanda yön gösterir, düşündürür, tartıştırırdı. Bir anlamda toplumun nabzı o sayfalarda atardı. Sabahın erken saatlerinde bayilerin önünde oluşan küçük kalabalıklar, aslında bu ihtiyacın en canlı göstergesiydi.

Benim hikâyem de tam o yıllarda başlıyor. Altmışlı yıllarda evimize her gün dört gazete girerdi. İki odalı bir evde dört kardeş… Düşünün, o gazeteler elden ele dolaşır, adeta didik didik edilirdi. Herkes bir köşesinden tutar, okudukça diğerine anlatırdı. Bugünün hızla tüketilen, bir bakışta geçilen haber akışının aksine; o günlerde gazete dediğin şey sadece haber değil, aynı zamanda bir okuldu, bir eğlenceydi, hatta küçük bir hayal dünyasıydı.

Eve giren gazeteler de belliydi: Tasvir, Adalet, Zafer ve Tercüman. Üçü Ankara merkezliydi; daha politik, daha “işin merkezinde” duran yayınlardı. Tercüman ise İstanbul’dan çıkardı........

© Milat