menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öğrenmenin yeni dili

17 0
30.04.2026

İnsan oyunla başlar. Johan Huizinga bu yüzden “insan oynayan varlıktır” der. Eski toplumlarda oyun, ritüelin ve eğitimin omurgasıdır; av sahneleri, savaş talimleri, anlatılar bu zeminde kurulurdu. Kültür, oyunun içinden geçerek aktarılırdı. Bugün sahne değişti; zemin artık dijital olsa da öz aynıdır. Eğitim ve kültür için mesele, ekranı takip etmek değildir; ekranın dilini yazmaktır. Bu alan ihmal edilirse, gençliğin dili başka merkezlerde yazılır.

Günümüz oyunları birkaç güçlü özellik etrafında şekillenir. Oyuncuyu içine çeken bir akış kurar. Zorluk kademeli artar. Anında geri bildirim verir. Rol üstlenmeyi teşvik eder. Başarıyı görünür kılar. Oyuncu pasif değildir; karar alır, sonuçlarını görür, yeniden dener. Bu yapı, öğrenmenin doğasıyla doğrudan örtüşür.

Asıl imkân buradadır. Oyunlar artık mesleklerin simülasyonunu kurabiliyor. Bir tıp öğrencisi sanal ameliyatta karar verirken dikkatini toplar, stresle baş eder, hata yapar ve tekrar dener. Bir pilot, iniş kalkış........

© Milat