Kurtuluş
Tarihin en kritik dönüm noktaları, bazen en büyük gürültülerin koptuğu cephelerde değil, sessiz salonlarda alınan kararlarda gizlidir. Bugün, takvim yaprakları Temmuz ayını gösterirken, hafızamızı tam 105 yıl öncesine, Kurtuluş Savaşının en karanlık ve en az konuşulan bir Temmuz kesitine götürmekte fayda var.
1921 yılının Temmuz ayı, Ankara için kelimenin tam anlamıyla bir varoluş imtihanıydı. Batı Cephesi’nden gelen haberler hiç iç açıcı değildi. Yunan ordusu, arkasındaki emperyalist devletlerin lojistik ve askeri desteğiyle Anadolu’nun içlerine doğru ilerliyor, Kütahya ve Eskişehir birer birer düşüyordu. Meclis’in Kayseri’ye taşınması fikri ciddi ciddi tartışılıyor, cephedeki geri çekiliş başkentte derin bir endişe yaratıyordu.
İşte tam bu barut kokulu atmosferin ortasında, 15 Temmuz 1921’de Ankara’da çok sıra dışı bir gelişme yaşandı. Memleketin dört bir yanından gelen 250’den fazla kadın ve erkek öğretmen, Dârülmuallimîn binasında bir araya geldi. Tarihe I. Maarif Kongresi olarak geçecek bu toplantı, askerî bir kuşatmanın gölgesinde toplanan ilk eğitim şurasıydı.
Durum o kadar kritikti ki, cephedeki komutanlar dahi tüm enerjinin askerî harekâta ayrılması gerektiğini........
