menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mekke’de yeni denklem: Üç ülke, dört güç ve eksik olan insan

19 0
09.08.2026

Mekke’de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşması, yalnızca üç ülke arasındaki askeri iş birliğini güçlendiren bir anlaşma olarak değil, İslam dünyasının geleceği açısından üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir gelişme olarak okunmalıdır.

Anlaşmaya göre üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırı, üçüne birden yapılmış kabul edilecek. Bu yaklaşım, tarafların güvenlik alanındaki dayanışmasını kurumsal bir zemine taşıyor.

Ancak bu anlaşmanın asıl dikkat çekici tarafı, üç ülkenin sahip olduğu farklı güç unsurlarının aynı stratejik çerçevede buluşmasıdır.

Pakistan nükleer güçtür.

Suudi Arabistan enerji ve sermaye gücüdür.

Türkiye ise sanayi, teknoloji ve savunma sanayii alanında yükselen bir güçtür.

Bir başka ifadeyle; biri stratejik caydırıcılığa, biri enerji ve ekonomik güce, diğeri ise üretim ve teknoloji kapasitesine sahip üç ülke aynı güvenlik denkleminde buluşuyor.

Bu tablo, İslam dünyası açısından yeni bir düşünceyi gündeme getiriyor:

Sahip olduğumuz güçleri birbirinden bağımsız kullanmak yerine ortak bir stratejik vizyon etrafında birleştirebilir miyiz?

Çünkü güç yalnızca askeri kapasiteden ibaret değildir.

Bir ülkenin petrolü olabilir. Ancak petrolü teknolojiye, sanayiye ve sürdürülebilir kalkınmaya dönüştürecek insan kaynağı yoksa sahip olunan zenginlik gerçek bir bağımsızlık üretmez.

Nükleer kapasiteye sahip olabilirsiniz. Ancak bilimsel araştırma, stratejik düşünce ve güçlü kurumlarınız yoksa bu kapasiteyi uzun vadeli bir güce dönüştürmek mümkün........

© Milat