Kürsü ve Mihrab Sorumluluğu
Hasretle beklediğimiz, iştiyakla karşıladığımız 11 ayın sultanı olarak isimlendirdiğimiz Mübarek Ramazan Ayının ilk 10 gününü geride bıraktık.
Geçen yıllardan bu yana Ramazan ayında hemen hemen hiçbir şeyin değişmediğini gördük, yaşadık.
Oruç tutanlar kendileri için tuttular, teravih sünnetini eda edenler de kendileri için namaz kılmış oldular.
Ya teravih namazına başlayınca bir anda vites yükselten imamlar ve müezzinler ile onları biraz daha hızlı teravih kıldırmaları için teşvik edenler.
Özellikle Teravih Namazında sıkça karşılaştığımız dinimizce uygun olmayan bu durumun hükmünü okumayan veya bilmeyen imam ve müezzin kalmış mıdır zamanımızda.
Çünkü Hz. Peygamberimizin(sav) bir güz mevsiminde dışarı çıktığında ağaçlardan yaprakların döküldüğünü görünce:
“Yâ Ebâ Zerr! Şüphesiz ki, Müslüman bir kul sırf Allah(cc) rızası için (yâni ihlâs ve takva üzere) namaz kılarsa, onun bütün günahları şu yaprakların ağaçtan döküldüğü gibi dökülür.” dediğini biliyoruz.
Yine Hz. Peygamberimizin(sav) Rifâa İbnu Râfi' (ra) den gelen rivayetle hızlı namaz kılan birisini “sen namaz kılmadın” diye uyardığını biliyoruz:
"Biz mescidde iken bedevî kılıklı bir adam çıkageldi. Namaza durup, hafif bir şekilde (yani rükünleri, tesbihleri kısa tutarak) namaz kıldı. Sonra namazı tamamlayıp Rasulullah (sav)'a selam verdi: Efendimiz(sav):
"Üzerine olsun. Ancak git namaz kıl, sen namaz kılmadın!"........
