Âlemlerde Hakk’ı Gösteren Deliller
Yine; ‘selam duâsı’yla başlamak isteriz yazımıza;
‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’
Yalancı vezirin sahte şeyhlere yazdığı bildirimlerin her biri ayrı tenâkuzu dile getiriyor, İsevîleri inançları noktasında şüpheye düşürüyordu. Kaldığımız yerden devam edelim istiyoruz efendim;
“Böylece Allâh’ın emir ve yasaklarında aczimizi görelim ve bu halde Allâhu Teâlâ’nın kudretini bilmiş olalım. Diğer birine dedi ki, Sakın! Sen kendi aczini görme, kendini âciz görmek nimeti küfrandır.”
Diğer beyitlerde burada söylediğinin tam tersini yazan hileci vezir, aslında burada kendine inananlar arasında fesatlar çıkararak arada çatışmalar oluşmasına zemin temin etmek istiyordu. Yaptığı tamâmen buydu. Ancak beyitte belirtilen ifâdelerde kendi niyeti bozuk olmasına rağmen doğru bir görüştür. Zira Allah Teâlâ, insanoğluna farklı farklı nimetler, güç ve kudretler bahşetmiştir. Yine de o âcizliği tercih ederse, yanılmış olur, bu davranışından kazançsız ve zararlı çıkar. Sana lütfedilenler ancak ve ancak Cenâbı Hakk’ın kudretinden, O’nun engin rahmetinden, sonsuz sanatından ileri gelir.
“Diğerine de; ‘Ne âcizliğine ve ne de kudrete bakma. Çünkü nazara sığan, görülebilen ne varsa puttur.”
‘Nefsini âciz görmek de, muktedir vehmeylemek de henüz şek ve şüpheden kurtaramamak, demektir. Binâneleyh bunları gören, hatta kendini var farz eden kimse tevhid neş’esinin hakikatine varamamıştır. Onun gördüğü her ne olursa olsun puttur. Didârı İlâhî’nin önüne gerilmiş perdedir.
Fenâ fillah mertebesine varan zevat hakkında doğru olan bu sözün yanlışlığı, vezirin onu avam tabakasında bulunanlara söylemesi ve ehli olmayanları bu sözle iğfal etmesi........
